Yasemin Kılınçkaya Sümengen…

Aslında insanın kendi hakkında bir şeyler yazması çok zor. Bu yüzden uzun zamandır bu sayfa böyle iki satır yazı ile duruyordu. Fakat Şubat ayı için Tuz-Biber dergisinin konuğu olmayı kabul edince sevgili Yasemin’in 3-5 sorusunuda yanıtlamam gerekti. Ve bu sayfa son zamanlarda çok sık ziyaret edilince, bende kendimce kendimi anlatmaya çalıştığım bu roportajı sizlerle paylaşmak istedim.. Bunun dışında yine de bana sorularınız olursa yada herhangi birşey hakkında yazmak isterseniz bundan keyif duyacağıma emin olabilirsiniz…

Kimdir Hayatın Ta Kendisi Lokantası blogunun yazarı?

İzmir’de doğup büyümüş, üniversite için bile İzmir’ini terk etmemesine rağmen, söz konusu iş ve eş olunca, kalkıp İstanbullara gelmiş; gönlü İzmir’li!!! ama artık o da, İstanbuL’un kalabalığında yolunu ve kendini kaybetmeyeye çalışan bir İstanBuL’lu 🙂

Ayrıca, İşin  ve hayatın stresini mutfakta atmayı tercih eden ve yemek yapmayı çok seven bir Kimya Mühendisi 🙂

Ve, Vakit buldukça, yeni lezzetler yeni tarifler denemeye çalışan, hatta birde bu blog olaylarına bulaştığından beri bunu bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye çalışan, bir blogcu…

Neden Hayatın Ta Kendisi Lokantası, nedir bunun hikayesi ?

Aslında bu uzun zaman önce okuduğum bir kitabın adı. Maeve Binchy’nin en sevdiğim kitaplarından birinin ismi blog yazmayı karar verip isim araken bana ilham oldu. Blogumda yemek tariflerinin dışında hayatıma ve hayata dair de birçok şey olduğu için bana çok uydu ve blogun adı Hayatın Ta Kendisi Lokantası oldu.

Nasıl karar verdin yemek blogu yazmaya ve ne kadar süredir yayında blogun ?

Blogumu daha İzmir’deyken okuduğum kişilere özenip neymiş bu blog acaba diyerek ve bende açayım arada sırada birşeyler karalarım belki diye düşünerek açtım. Fakat ilk bir iki yazıdan sonra işlerin yoğunluğundan aylarca ilgilenemedim.

Fakat asıl o yoğun iş temposunu bırakıp, 2,5-3 yıl önce eşimin işi nedeniyle İstanbul’a gelince blog yazmaya başladım denebilir. Yoğun bir koşuşturmacanın ve kalabalık bir ailenin ardından, hiç tanımadığm bir şehirde yapayalnız ve bomboş kalınca bende daha sık yazar oldum. Yaptığım herşeyi.. gezdiğim her yeri..

Bir İzmirli olarak İstanbul’ a alışma sürecinde blog senin için ne ifade etti, sanal olarak başlayan ama sonradan gerçeğe dönüşen blog dostlukları senin yeni şehrine alışmanda ne kadar etkili oldu ?

Bu soruya cevap olarak şu an İstanbul’da tanıdığım hatta görüştüğüm insanların % 50 sinden fazlasını blogum sayesinde tanıyorum diyebilirim 🙂 Yazarken amacım hep yalnızlığımı ve yaptıklarımı paylaşmak oldu. İlk önce sadece İzmir’deki arkadaşlarım ve ailem ile paylaşıyordum bunları, sonra her geçen gün hiç tanımadığım yeni isimler yeni simalar eklendi arkadaşlarım, dostlarım ve beni yalnız bırakmayanlar arasına.. Ve gerçekten hem yüz yüze görüştüğüm hem de hiç yüzünü görmesemde çok sevdiğim dostlarım oldu bu blog sayesinde.

Hayatın Ta Kendisi ‘’ Lezzet Durakları ‘’ başlığı altında da okuyucularına mekanlar hakkında fikir veriyor. Mekanlar konusunda yeterince objektif olduğuna inanıyor musun, yani senin yorumunla o mekana gidecek olan kişi eğer mutlu ayrılmazsa diye bir endişe ile mi yazarsın yazını yoksa ‘’ şahsi fikrimdir, kimsenin ne düşündüğü beni ilgilendirmez ‘’ mi dersin?

Bu başlık altındaki yazılarımı çok inceleme gibi yazmıyorum o yüzden böyle bir endişe de duymuyorum açıkçası. Herkesin gittiği bir mekanda aradığı özellikler farklı olduğu ve damak tadı bambaşka olduğu için sadece benim yorumumla orayı beğenmesinin yada beğenmememesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ben henüz kısa bir süredir İstanbul’da yaşıyorum ve benim gibi burada yeni olan insanlarla yada yolu tesadüfen de olsa yazdığım mekanlardan geçenlerle fikirlerimi paylaşıyorum. Benim gibi değişik yerleri değişik tatları denemeyi sevenler için arada sırada bazı alternetifler sunuyorum diyebilirim.

Yemek bloggerların en çok uğraştığı konulardan biri de fotoğraf çekimi. Yemek fotoğrafları çekerken nelere dikkat edersin, senin kendine has yöntemlerin var mıdır mesela?

Evet gerçekten de fotoğrafı çekmek yemeği yapmaktan daha çok vaktimi alıyor bazen. Kendime has yöntemlerin var demek çok iddialı olur ama bu konuda kendimi geliştirmeye çalışıyorum diyebilirim. Hatta sadece bunun için profsyonel bir makina alıp, küçük bir fotoğrafçılık kursuna bile gittim J Ama bu konuda daha çok çalışmam gerek diye düşünüyorum. Kendimi çok başarılı bulmuyorum.

Yılbaşı öncesi blogunda okuyucularından gelen yeni yıl tariflerini paylaştın. Çok farklı kesimlerden geniş bir yelpazede tarifler geldi. İlgi nasıldı, istediğin boyutta bir katılım oldu mu?

Ben uzun zamandır biz bloggerlar dışında bizi sessizce okuyan okuyucularımızın da katıldığı birşeyler yapmak istiyordum. Onları da bir şekilde bu eğlenceye, bu paylaşıma dahil etmek, seslerini duymak istiyordum. Bu etkinliği düzenlerken amacım böyle bir katılım olması yönündeydi. Bu yüzden gelen tarif sayısı çok olmasa da çoğunluğunun okuyuculardan olması beni çok sevindirdi. 2011 yılında daha büyük katılımlarla daha çok etkinlik yapmayı umuyorum.

Bir yemek bloggeri olunca evine gelen misafirler hep yüksek beklentiyle sofraya oturur. Bu tabii haliyle insanı strese sokan bir durum olabiliyor. Sen yemek davetlerinden önce nasıl bir hazırlık süreci yaşarsın, menü seçimini, masa düzenini neler etkiler?

Daha öncede bahsettiğim gibi hem eşimin hem benim tüm ailem İzmir’de olduğu için biz burada misafire hasretiz. Bu yüzden kırk yılın başında misafir gelecek olduğunda ben yemek yapma konusunu abartıyorum. Hazır yaptıklarımı yiyecek insan bulmuşken uzun zamandır denemek istediğim ne varsa hepsini pişirmeye kalkıyorum 🙂 Bu yüzden menü seçimi genelde misafirlere göre değil benim denemek için bir kenara not aldıklarıma göre oluşuyor. Ama bu menülerin içerisine her zaman bir iki tane sürekli yaptığım tariflerden de ekliyorum ki denemeler olumsuz olursa kimse aç kalmasın 🙂

Eşinin evdeki mutfak faaliyetlerine tepkisi nasıl, en çok onun hoşuna gidiyordur mutfaktaki hareketlilik ?

Eşim durumdan elbette çok memnun ama aynı zamanda da çok şikayetçi. Çünkü ben bir tarifi denedikten sonra onu unutuyorum ve hep yeni şeyler yapmak istiyorum. Eşimde beğendiği, sevdiği şeyleri bir daha yiyemediği için arada biraz şikayetçi olabiliyor bu durumdan 🙂

Markette en çok hangi ürünler gözüne çarpar, mutfakta elinin altında olmazsa olmazların nelerdir?

Mutfakta olmazsa olmazım diye birşey yok sanırım. Çok yoğun çalışıp işten geç geldiğim zamanlarda eğer özellikle bir tarif denemeyeceksem evdeki malzemelerle doğaçlama yemek pişirmeye alıştığım için bu böyle devam ediyor artık. Genelde dolabı açıp neler var diye bakıp evde olanlarla kafama göre yemek yapıyorum. Aynı yemeği her seferinde başka malzemelerle yapıyorum. Ama soframın olmazsa olmazı yoğurttur diyebilirim benim için. Her şeyle her yemekte yoğurt yiyebilirim 🙂

Markete gittiğimde ise ne alacağım belli olsa bile bütün reyonların önünden geçerim. Gözüme yeni ve farklı gelen herşeyi alır denerim. Hem yurt içinde hem de yurt dışında gittiğim tatillerde bile marketler ilk ziyaret edilecek yerler arasında olur. Gittiğim her yerde farklı neler var diye gezer incelerim. Ve dönüşte hatıra olarak genelde mutfak malzemesi ile dönerim..

Blogunla ilgili hedeflerin nelerdir, okuyucuların yeni yılla birlikte farklı şeyler bulacaklar mı blogda?

Blogumla ilgili bir hedefim var mı bilmiyorum açıkçası. Çünkü ben yaptıklarımı yaşadıklarımı birileriyle paylaşmak için yazıyorum ve bu paylaştıklarımın sayısı bir olsa da bin olsa da ben amacıma ulaşmış oluyorum. Ama elbette daha çok kişiye ulaşmak, daha çok kişiyle tanışmak, şimdiye kadar kazandığım bu güzel dostluklara yenilerini eklemek isterim. Bunun yanında yeni yıl için en büyük hedefim, yaptığım son birkaç etkinlikte olduğu gibi sadece blogggerların değil okuyucularında seslerini duymak, sadece beni okudukları değil benim de onları tanıyabileceğim birşeyler yapmak..

Ve son olarak, elbette hergün blogta yapmak istediğim yeni şeyler buluyorum, yeni fikirler üretiyorum ve kendimce notlar alıyorum. Ama çoğu zaman gün bittiğinde yazı bile yazamadığımı fark ettiğim için ne kadarını hayata geçirebilirim bilmiyorum.

Son olarak okuyucularına ne söylemek istersin?

Hayatın akışına uymaya çalışırken hızlıca akan ve hepimiz için çok değerli olan o zamanı ayırıp, yazdıklarımı okuyan herkese, yalnızlığımı paylaştıkları için çok teşekkür ederim. Tüm sevdiklerimden ve ailemizden uzakta, yepyeni bir şehirde yepyeni bir hayatta onlar olmasa bu kadar mutlu olamazdım gerçekten.

Sevgiler.

Teşekkürler

44 Comments

  • DERYA YÜKSEL

    Merhabalar Sevgili Yasemin Hanım ;

    Bloğunuzu okudum ve çok hoşoma gitti. Tabii tariflerinizde…kaç sayfa tarif çıkardım inanın saymadım bile:))bu hafta sonu tariflerden birisini yapmaya başlayacağım.Bende de bu mutfak sevgisi olduktan sonra zannedersem sevgilerimizi karşılıklı olarak katmaya devam edeceğiz.Umarım devamını getirerek yeni lezzetlerinizi de yine sayfama eklemeye devam edeceğim.Artık hayatın ta kendisi lokantası ile keyifli günler geçireceğime ve her boş bulduğum fırsatta bloğunuzu mutlaka ziyaret edeceğime kanaat ediyorum.Benimde ablam Aydın’a taşınmak zorunda kaldı, tıpkı sizin gibi Ankara’da ömrünü geçirmiş biri olarak son 5 yıldır Aydın’da yaşıyor ve hala alışmaya çalışıyor çok zor bir durum Allah yardımcınız olsun..Sağlıkla kalın ve bol şans dilerim!!

    Ankara’dan sevgilerle…

    • Yasemin SÜMENGEN

      Merhaba Derya hanım, uzun zamandır bu kadar güzel cümleler okumamıştım. Yazmaya ara verdiğim şu günlerde cümleleriniz benim için doping gibi oldu. en kısa zamanda eski formuma dönüp yeni tariflerde buluşmak dileğiyle 🙂

      Sevgiler

  • Nunu

    Merhaba, ben de kimya mühendisiyim ve ben de mutfağa meraklıyım. Sizin blogunuzu yeni keşfettim. Çok memnun oldum, başarılar..

  • Fatma Damyan

    Merhaba Yasemincim. Yazını çok büyük bir keyifle okudum. Gerçekten biz blogcular, mutfakta zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz bile:)) Keyifli bir zaman tünelindeymişiz gibi… Ortaya güzel şeyler çıkarınca da demeyin keyfimize:)) Başarılarının devamını diliyorum canım…
    Güzel İzmir’den kucak dolusu sevgiler….
    Sevgiler…

  • ye-mek

    Bu kadar güzel bir blog, bu kadar geç keşfettilmez ki 🙁

    Hem tarifleriniz, hem sunumunuz son derece şık ve leziz. Ellerinize sağlık.

    Blogunuzu çok beğendik.

    Afiyet İle Kalın,

  • sibel yüksel

    Maeve Binchy benimde çok sevdiğim bir yazardır.bütün kitaplarını okudum.bloğunuz çok güzel ve öğretici.özellikle yapım aşamaları olan tarifler harika.kolaylıklar diliyorum.sevgiler…

  • gülcan

    yasemin hanım sizi tebrik ediyor ve başarılarınızın devamını diliyorum.ben sitenizi bugün gördüm ve bayıldım.Harika..Siz benim olmak istediğim gibisiniz.izmirde bana önerebileceğiniz yemek kursu varsa lütfen yazın.teşekkür ederim.

    • Yasemin SÜMENGEN

      Merhaba Gülcan hanım, güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim.. 3-4 yıldır İzmir’de olmadığım için biraz uzak kaldım ama biraz araştırıp sizinle paylaşmaya çalışırım. Sevgiler..

  • ıhlamurcum

    Yasemin hanım, biraz apartılı gelebilir ama ilk defa kendi blogum gibi düzenli ve keyifli bir blogla karşılaştım. Aradığınızı bulabilmek, gözü çok yormamak , bence güzel olan bu. Belki de yalın olmayı sevdiğim için olabilir. Sizi tekrar tebrik ediyorum. Şansa bakın bende Karşıyaka’lıyım. Galiba kan çekiyor.
    Sevgiyle kalın, başarılar

  • nalan kaymaz

    İzmir güzel İzmir. Şu anda İzmir ‘desiniz sanıyorum. Barınak Cafe’de Suna kızımdan benim için de türk kahvesi için. Kulağı halkalı sokak köpeklerini benim için de seyredin. Sevgiler.

  • Sevgi

    öncelikle iyi günler Yasemin hanim,
    Bende bir Egeli olarak sizi tebrik ediyorum, yeni basladim sitenizdeki tarifleri ve diger bilgileri okumaya,bundan sonrada bir aksilik cikmazsa takip edicegim. Hollanda’dan sevgiler önce hemserilerime sonra tüm Türkiyeme 😀

  • gökşen

    merhaba yasemin hanım, uzun zamandır sitenizi takip ediyorum. ne güzel çalışıyorsunuz. bir kadının eviyle çocuğuyla ilgilendiği gibi ilgileniyorsunuz sitenizle. bense yeni açtım sayfamı. el sanatları üzerine herşey diyebiliriz. yaratıcı yönümü tanıtmak istiyorum. ziyaret ederseniz çok sevinirim.size kolaylıklar diliyorum, başarılar…http://yamalibohca.wordpress.com/

  • Zuhal Zeydan NAZLI

    Canım arkadaşım, Atakent Anadolu Lisesi desem? hatta Süperlisesi mi desem? Meğersem bugün ne pişirsem, hımm evde kabağım var kabak yemeklerine bir bakayım, hımm chessecake nası yapılır … ve bunlar gibi internette search yaparken mutfakla ilgili kaygılanmama gerek olmadığı, hatta yemek yapmayla ilgili hevesimi taçlandırdığım site yine meğersem diyeceğim; meğersem Yasemin’inmiş… Lise arkadaşım. O zayıf, ince, formunda Yasemin Kılınçkaya’nın… ne çabuk büyüdük, içimizde ne gizli cevherler varmış meğersem… çok sevindim, öpüyorum. tariflerini takip ediyorum, edicem. Ben de değişik tarifler denemeyi çok seviyorum. İyi ki varsın. Eşin çok şanslı bunu da söylemek lazım, hehehe 🙂 Sevgiler Zuha l

  • Pınar Kın

    Sevgili Yasemin Kılınçkaya Sümengen,

    Blogunuzu seviyoruz, ilgiyle takip ediyoruz.

    Yemekle harikalar yaratmayı seven sizi, Kasım’da İstanbul Kanyon’da açılacak Obika Mozzarella Bar & Italian Eatery ile ilgili gelişmelerden haberdar etmek için, direkt mail adresinizi bizimle paylaşmanızı rica edebilir miyiz?

    Sevgiler

    pınar kın
    bernaylafem iletişim ve marka yönetimi
    http://www.bernaylafem.com
    t: +90 212 343 67 68
    f: +90 212 291 68 26

  • Nafiye Arslan Özdemir

    merhaba yasemincim annemden siteni duydum hemen aradım buldum netten ..çok sewindim senin adına ayrıca kendi adıma da yeni ewli ve yemek yapmayı yeni öğrenen biri olarak:D yakından takip edeceğim artık siteni..umarım herşey istediğin gibi olur ellerine yüreğine sağlık:D

  • nevin

    Sevgili Yasemin;Blog unu takip ediyorum,çok tuhaf bir his fakat,gerçek mesleğinin ne olduğunu,tahmin ettim doğru çıktı :))4 yıl önce kaybettiğim eşim de kimya mühendisiydi,kuzenim ve yeğenim de.Eşim yemek yapmayı çok severdi .Fabrikamızın mutfağı onun ikinci labaratuvarıydı:) Ben yanlış meslek seçmişsin diye takılırdım ama işimede geliyordu:) neticede hazıra konmak vardı ucunda.Sevgili kuzen de bu konuda iddalı.Erkek kardeşim de başka bir meslek sahibi olmasına rağmen o da bir mutfak gönüllüsü olarak devam etti.Şimdi New Zealland da restorand ve cafe zincirleri var.Bu işte uğraş verenlerin yolu açık olsun.Senin de birgün arzu ettiğin yerde olmanı diliyorum:)) Sevgiler…

    • yasemin

      @nevin, Nevin hanım, öncelikle başınız sağolsun.
      Sonuçta mutfak da bir çeşit kimya olduğu için bulaşıyoruz bu konuya sanırım. Ya da çok stresli bir mesleğimiz olduğu için o stresi mutfakta atıyoruz belkide. Gerçekten bilmiyorum nasıl başladığımı 🙂
      Mutfak gerçekten bir tutku, sevginizi emeğinize kattığınızda güzel şeyler oluyor hayatta her konuda bence. Umarım benim ve herkesin sevdiği işi yapma şansı olur bir gün 🙂

      Sevgiler…

  • Ayşen

    Yasemincim seni tanıdım için çok memnunum:)
    Güzel İzmir kadar olmasa da bizde sana İstanbul’da sıcak dostluklar sunacağız;) ve yine bol bol görüşeceğiz inş;)

    • yasemin

      @Ayşen, Ayşencim siz olmasanız İstanbul çekilmez olurdu. Beni henüz yabancısı olduğum bu şehirde yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim 🙂

      Sevgiler…

  • berrin

    merhaba hemşehrim,
    siteniz çok hoş, farklı, arkadaş gibi… sizi izlemeye devam edeceğim, sağlıkla kalın,

  • volkan çelik

    yegenimm bu kadar işin gücünün arasında bide bu siteyle bu kadar uğraşabiliyosun ya helal olsun sana öpüyorumm…

  • Uğur Demiröz

    Tesadüfen rastladığım blogunuzda ki samimi ve sıcak anlatımınız çok hoş..Bir hikaye tadında yazılarınız, hikaye yazsanız inanın okunur..güzel bir hitabetiniz var sıkmıyor..

    Sizi okumaya devam edeceğim..Tariflerinizi de denemeye çalışacağım…Kaleminizin tozu kahve sıcaklığında olsun…başarılar..

  • Onur Kececigil

    Yasemin,

    yaglama tarifi aradim, bulamadim. Neden bizim yemeklerimizi ihmal ediyorsun 🙂

    Sevgiler,
    Onur

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *