Ağu
17
2009

Bu haftaya kendime inanamıyarak, hatta kendimi takdir ederek başladım
Neden mi?
Pazartesi sabah, her zaman olduğu gibi kargalar gözünü açmadan uyandım. Yarı uyur yarı uyanık bir halde, kurulmuş gibi aynı sıra ve düzenle hazırlandım ve çıktım. Daha 100 metre ilerlemeden önlüğümü evde unuttuğumu fark ettim. Dönüp almak ve geç kalmak ile almamak arasında kendimce gelgitler yaşarken telefonum çaldı. Ve beni almaya gelen arkadaşım arabanın lastiğinin patladığını 15-20 dakika kadar geçicekeceğini söyledi. Böylece bende önlüğümü almak üzere eve geri döndüm.
Eh buraya kadar herşey gayet normal tabii… Ama eve dönünce nerden geldiyse birden aklıma, “akşama ne pişirsem?” sorusu geldi. (Saat daha sabahın 6.30 u bu arada) Sanırım hala uyuyuyor olmamın ve rüya görmemin etkisiyle “dur, en iyisi ben etleri marine edeyim akşama kızartırım, yanınada peynir soslu makarna yaparım.” diyerek istemsiz düşünceler ve hareketlerle işe koyuldum. Evet o 15 dakikayı, sabahın bir kör vaktinde etlerin marine sosunu hazırlayarak ve etleri karışıma bulayarak geçirdim. Tabiii, sonrada bütün günü kendime gülerek…
Akşama ne pişireceğim konusu ne büyük bir sorun yaa. Ne büyük bir sorumluluktur bu yaniii
Öyle büyük bir dert olmuş ki bana, uyanmayı hayal bile edemiceğim bir saatte bana etleri marine ettirdi! Bilmiyorumki, bunu bu kadar dert eden yalnızca benmiyim acaba?
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 6.8/10 (12 votes cast)
May
20
2009

Günler nasıl gelip geçiyor anlamıyorum. Sürekli bir koşuşturma, bir yoğunluk hakim bu günlerde hayatımda. Sürekli uzayıp giden bir yapılacaklar listesi var önümde, ve gün bittiğinde ise yapamadıklarım. Ben mi zamana yetişemiyorum? zaman mı bana? henüz anlayabilmiş değilim.
Bu yapamadıklarım listesinden, deneyemediğim tariflerde yerini alıyor tabiiki. Bı yüzden bu kısa cümleler yanında, salata ve soslarla devam ediyorum şimdilik.
Bu göz alıcı ve aynı zamanda klasik tabak; hafif, basit fakat lezzetli bir öğün için ideal bir seçim olabilir.
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 8.5/10 (13 votes cast)
May
02
2009

Geçen haftaki izmir yorgunluğunun üzerine bu haftaki 3 günlük tatil dinlenmek adına çok iyi geldi. Ama İstanbul’da havanın yine ve yine yağmurlu olması ve tatili evde geçirek zorunda olmak beni yaramazlığa zorluyor
Kendimi bol çikolatalı ve meyveli bir tarif denemekten daha ne kadar alıkoyucam bakalım merak ediyorum.
Yine de şimdilik Salata ve soslardan devam…
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 8.1/10 (7 votes cast)
Nis
29
2009

İzmir mahmurluğumu ve yol yorgunluğumu henüz üzerimden atamadım. Ne zaman İzmir’e gidip dönsem çarpılıyorum. Gidince iyi de, döndükten sonra kendime gelemiyorum. İstanbul’dan fırtınayla gittim bu sefer İzmir’e. Ayağımda bot, üzerimde kabanla. Ama İzmir’e neredeyse yaz gelmiş. Her yer cıvıl cıvıl. Yazlıklar çoktan çıkmış. Hatta İzmir’e göre bu sefer oldukça uzun süren kıştan sıkılanlar, güneşe kanıp balkon keyfine başlamış bile. Tatili fırsat bilen İzmir’lim atmış yine kendini sokaklara, çimenlere, deniz kenarına, mangala….
4 gün yazdan sonra tekrar kışa dönüşüm ve uzun saatler süren yolculuğum ile iyice feleğim şaştı. Sanırım bütün İstanbul’da bu tatili fırsat bilip atmış kendini şehir dışına. 8 saat sürmesi gereken yolculuk, kalabalıktan 2-3 saat feribot beklemeyle çıktı 11 saate. Ve gecenin bir vakti varabildim eve. Kendimi yatağa nasıl attığımı bilmiyorum. Ertesi gün için kapattığım alarmlarımı kurarken alarmın çalmasına 4 saat 15 dakika demesiyle isyan bayrağını çektim. 4 saat sonra kalkıp gittim mecburen işe ama nasıl bilmiyorum.
İşlerin yoğunluğu, İzmirin yorgunluğu derken sesim sedam kesildi bir süredir. Eh tabi, sesimin kesilmesinde Diyetin ve Diyet yapmayı başarabilmek için yeni bir şeyler denememeye çalışmamında payı yok değil. Gerçi Diyet demeyelim adına, diyet olunca insanın psikolojisi bozuluyor. Sağlıklı beslenmeye başladım diyelim, tümden blog arkadaşlarımla birlikte bende…
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 6.6/10 (14 votes cast)