Archive for the 'Sebze Yemekleri' Category

Eyl 01 2010

20.gün: Domatesli Biberli Mantar Sote

IMG_3854

Günleri iyice birbirine karıştırdı artık bu demeyin. Biliyorum biraz geriden geliyorum ve tam doğru günü yakaladım diye sevinirken yine geride kalıyorum. Bir türlü bu günlerin hızına yetişemiyorum. Ama dedim ya söz verdim geriden de olsa yazacağım. Söz verdi tutmadı demeyin, umudu kesmeyin benden lütfen… :)

Bu işin başında Ayşemin gazına gelip, süper fikir! bende yaparım diye sözler verirken aklımdan uçup giden şu 4 günlük tatili de atlattım mı yakalarım ben sizi..

Şu son 3-4 günlük yokluğumda daha eski tariflerimle idare edin artık beni..

Continue Reading »

VN:F [1.1.6_502]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

2 responses so far

Ağu 19 2010

8.gün: Kabak Kalye

Published by yasemin under Sebze Yemekleri

Sıcaklar bir yandan, yorgunluk bir yandan öyle halsizim ki.. verdiğim söz olmasa hiçbir güç şu anda bana bu bilgisayarı açtıramazdı sanırım. Görev bilinciyle tek gözüm kapalı :) arşivden bir tarif seçmeye çalışıyorum yine. Bu sefer çabuk karar veriyorum. Bu sıcaklarda bulabildiğim en hafif en hızlı yemeğe, bende hızlıca geçiyorum..

IMG_9578

Continue Reading »

VN:F [1.1.6_502]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

3 responses so far

Ağu 13 2010

3.gün: Bizim Usul İmam Bayıldı

Published by yasemin under Sebze Yemekleri

Şimdi önce fotoğrafı görenler sonra da tarifi okuyanlar “ama İmamBayıldı böyle olmaz ki!” diyecek biliyorum. Bu yüzden peşin peşin ben buna bizim usul diyorum.

IMG_1307

Eh malum, bu sıcaklarda bütün gün aç durmanın üzerine mideler öyle ağır yemekler yada kızartmalar ile pek geçinemiyor. Hem yemek yemeden olmuyor hem insanın canı birşey çekmiyor. Bu yüzden ancak hafif yiyecekler, serin lezzetler süslüyor bu Ramazan’da iftar sofralarını bizim evde.

Hafif basit ama lezzetli yemekler yayınlayacağım derken, benim Ramazan tarifleri üst üste bol patlıcanlı denk geldi ama :) bu yemekte patlıcanın bol olduğu bugünlerde hafifliğiyle ve lezzetiyle gönlünüzü kazanacak bir tarif bence…

Continue Reading »

VN:F [1.1.6_502]
Rating: 7.3/10 (3 votes cast)

One response so far

Tem 15 2010

Caponata

Bitmek bilmeyen İtalya yazılarından sonra şimdi de bir İtalyan tarifi var sırada…

IMG_0997

Evet, bu aralar İtalya’ya takmış durumdayım sanırım :) Sanki sonu gelirse İtalya hakkında yazacaklarımın, anılarım benden uzaklaşacaklar gibi geldiği için midir bilmem? İtalya hakkında yazacaklarımı bitiremedim bir türlü. Bu da yetmez miş gibi elimi attığım herşeyde bir şekilde yollarımız İtalya’yla kesişiyor gibi…

Aslında bu cümleleri kurmama başlangıç olan olaylar serisinin tarifi ve hikayesi bir başkaydı ama o İtalyan yemeği görüntülenemeden bittiği için, hikayesi ve tarifi bir başka sefere ertelendi. Bu tarif ise bir İtalyan yemeği olduğu bilinmeden beğenildi, denenmeye karar verildi. Bir haftada karşıma çıkan ve denediğim ikinci İtalyan tarifi olduğu ancak denenirken keşfedildi.

Aslında sizinle paylaştığım tarifler bizim evde en az 3-4 kez denendikten, kendimce eklemeler çıkarmalar yapıldıktan sonra paylaşılmaya hak kazansa da genelde, bu tarif daha ilk deneme de lezzetiyle ve daha pişerkenki kokusuyla öyle bir fark yarattı ki, daha ilk denemede ve piştiği ilk gece sizlerle buluşmayı hak etti.

Continue Reading »

VN:F [1.1.6_502]
Rating: 4.5/10 (2 votes cast)

8 responses so far

May 19 2010

Kabak Çiçeği Dolması

Published by yasemin under Sebze Yemekleri

IMG_9201 IMG_9197

İstanbula geldiğimden beri arıyorum, henüz bir yerlerde rastlayamadım bu harika çiçeğe. Ve İzmir’e giderken yolda, daha geceden düşünce hayallerime, sabah sabah iner inmez  ilk sorum şimdi kabak çiçeğinin mevsimimi? bulunurmu acaba? oluyor. Artık alıştıkları için benim her seferinde İstanbul’da olmadığını keşfettiğim yeni bir şey istememe, pek garipsemiyorlar. Hızlıca isteğimi gerçekleştirmeye odaklanıyorlar sadece. Anne-Baba olmak böyle birşey olsa gerek heralde diyebiliyorum ben yine sadece…

Ben birşey isterimde olmaz mı? Babam tarafından hemen pazarlar geziliyor ve kabak çiçekleri bulunuyor. Babamın bir şekilde o çiçekleri bulacağından emin olan annem tarafından, daha çiçekler yokken içi hazırlanıyor ve … benim için mutlu son :)

Sonrasında kaç tane yediğimi sayamıyorum…

Ayrıca kendisine bir yemek, hatta dolma demek çok hafif kalıyor bence, yemekten ziyade yapımı kesinlikle bir sanat olan bu çiçeğe. Ve kabak çiçeği dolmasını herkes tanımıyor sanırım, o yüzden hiç yememişlere bu lezzet nasıl anlatılır bilemiyorum.  Ama şunu söyleyebilirim belki, daha çiçeklerin toplamasından itibaren öyle zahmetli ki yapımı, sonuçta o eşsiz lezzet olmasa hiç kimse uğraşmaz galiba.

Bir kere daha güneş doğarken kalkıp toplamalısınız bu narin çiçekleri, güneşin yükselmesiyle kapanmadan. Topladıktan sonra doldurmak için yine en fazla 2 saatiniz var, solmadan doldurup pişirmek için. Sonra, doldurmadan önce zedelemeden ayıklamalısınız tohumlarını ve narince doldurmalısınız içlerini çok doldurmadan, yapraklarını koparmadan.  Anlıcağınız çok nazlı bu çiçekler. Öyle her istediğinizde bulup, her istediğinizde yapamıyorsunuz. Her güzel şey gibi emek veriyorsunuz, bekliyorsunuz…

Bu eşsiz lezzete ulaşmak için önce hayalinizde tadıyla, koca bir yıl kabak mevsimini beklemeli sonra uykunuzdan feragat edip erkenden çiçekleri toplamalı ve pişirmelisiniz. Ama tüm bu zahmetlere katlanıp pişirilmiş bir çiçeğin tadına bakma şansınız olduysa da, bir daha o lezzeti unutabileceğinizi sanmıyorum…

Ve son olarak ben her lokmadan sonra, kim? nereden? nasıl akıl etti? bu yemeği diye düşünüp, bu gastronomik buluşu yapanı bir kez daha takdir ediyorum :)

Continue Reading »

VN:F [1.1.6_502]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
Related Posts with Thumbnails

17 responses so far

Next »