Ağu
12
2010
Ramazan Boyunca Hergün Yeni Bir Tarif’e devam!
Çıktık bir yola, kapıldık Ayşem’in rüzgarına gidiyoruz, hatta gitgide büyüyoruz. Evet Ayşem’in kararını kıskanıp tek gaza gelen ben olmadım. Bizim dayanışmacı blogerlar hemen elele verdi, işi neredeyse bir etkinliğe çevirdi. Bu da Ramazan boyunca bol tarif, iftar sofraları için bol seçenek demek oldu. Kimler mi var bizimle birlikte yola çıkanlar arasında?
Elbette ki en önde Peçete’den Notlar - Ayşem, sonrasında Cafe Derin’s – Zehra ve şimdilik son olarak Kakaolu Pasta – Gökçe …
Şimdilik benim bildiklerim bunlar ama yeni isimleri heyecanla bekliyorum “Ramazan Boyunca Hergün Yeni Bir Tarif” Kampanyasında..

Şimdi bugünün tarifine ve başlıkta ki soruya gelirsek, bir kere daha soruyorum haşlamadan fırında makarna olur mu sizce? Sanırım çoğunuz gibi bende 2-3 gün öncesine kadar hiç düşünmeden hayır derdim. Hiç denemediğim için böyle birşeyi hayal edemezdim.
Ama şimdi gönül rahatlığıyla diyebilirim ki, evet olur! hatta pek de lezzetli olur. Peki nasıl mı?
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 8.0/10 (5 votes cast)
Ağu
11
2010
Ramazan boyunca Hergün Yeni Bir Tarif !!!
İtiraf ediyorum Ayşem’in feed’inde görüp kıskanmış, bu fikir bu tembelliğime güzel bir motivasyon olur deyip o gazla vazgeçmeden hemen paylaşmıştım bu kararımı. Ama başarabilir miyim bilmiyorum diye başlayarak kendime de kaçmak için açık bir kapı bırakmıştım elbette. Ama sen başarırsın, kesin yaparsın gibi bir kaç yorumun üzerine bir de Ayşem Peçeteden Notlar’da bu kararımdan bahsedince kaçma şansım kalmadı artık. Artık yemeyip içmeyip, gerekirse uyumayıp bir şekil yazacağım mecburen tarifleri

Hergün süslü bir tarif olur mu? Hepsinin uzun uzun yazısı olur mu? bilmiyorum ama hergün yeni bir tarif ile ben burdayım.. Bazen iftara, bazen sahura beklerim…
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 10.0/10 (5 votes cast)
Nis
03
2010
Haftasonu hiç dinlenmeden yeni bir haftaya başlayınca bu hafta çok uzun geldi ve zor geçti. Ama neyse ki sonunda bitti.. Tüm hafta kendimi spora gitmeye ikna etme çalışmalarım sonuç vermedi. Hep tembellik galip geldi.

Sadece spora gitmesem iyi, ipin ucu yine iyice elden gitti. İlk gün spora gitmek ile kek yapmak arasında kararsız kaldım. Sonraki gün, spor ile fırın makarna arasında… Ve bilin bakalım kaybeden hep kim oldu?
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 8.7/10 (9 votes cast)
Mar
09
2010
Aslında yazmaya başladığım ama bir türlü sonunu getiremediğim İtalya’daki son durağımız Roma anıları vardı sırada… Ama o bitmek bilmeyince ve hazır İtalya ile başlamışken söze, önceliği her zaman imdada yetişen makarna kaptı

Dahası aslında bu aralar aklımda yazılmayı bekleyen bir sürü yazı, tarifler arasındada paylaşılmayı bekleyen bir sürü resim var fakat ay sonundaki ISO denetimi sayesinde yine kilitlenmiş durumdayım. İki cümleyi bir araya getirecek içine bir resim ekleyecek ne zamanım ne de enerjim yok yine bugünlerde. Bu yüzden böyle yoğun zamanlarda hayatımızı kurtaran, hele de üzerine güzel bir sos eklendimi her zaman ziyafete dönüşen pratik bir makarna tarifi uygun düşer dedim bugünlere…
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 8.3/10 (3 votes cast)
Ağu
17
2009

Bu haftaya kendime inanamıyarak, hatta kendimi takdir ederek başladım
Neden mi?
Pazartesi sabah, her zaman olduğu gibi kargalar gözünü açmadan uyandım. Yarı uyur yarı uyanık bir halde, kurulmuş gibi aynı sıra ve düzenle hazırlandım ve çıktım. Daha 100 metre ilerlemeden önlüğümü evde unuttuğumu fark ettim. Dönüp almak ve geç kalmak ile almamak arasında kendimce gelgitler yaşarken telefonum çaldı. Ve beni almaya gelen arkadaşım arabanın lastiğinin patladığını 15-20 dakika kadar geçicekeceğini söyledi. Böylece bende önlüğümü almak üzere eve geri döndüm.
Eh buraya kadar herşey gayet normal tabii… Ama eve dönünce nerden geldiyse birden aklıma, “akşama ne pişirsem?” sorusu geldi. (Saat daha sabahın 6.30 u bu arada) Sanırım hala uyuyuyor olmamın ve rüya görmemin etkisiyle “dur, en iyisi ben etleri marine edeyim akşama kızartırım, yanınada peynir soslu makarna yaparım.” diyerek istemsiz düşünceler ve hareketlerle işe koyuldum. Evet o 15 dakikayı, sabahın bir kör vaktinde etlerin marine sosunu hazırlayarak ve etleri karışıma bulayarak geçirdim. Tabiii, sonrada bütün günü kendime gülerek…
Akşama ne pişireceğim konusu ne büyük bir sorun yaa. Ne büyük bir sorumluluktur bu yaniii
Öyle büyük bir dert olmuş ki bana, uyanmayı hayal bile edemiceğim bir saatte bana etleri marine ettirdi! Bilmiyorumki, bunu bu kadar dert eden yalnızca benmiyim acaba?
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 6.8/10 (12 votes cast)