• Nice 5’lere..

    Nice 5’lere..

    Beni bilenler bilir ya uzun uzun konuşmayı severim. Sevdiklerimle saatlerce hiç susmadan çene çalabilirim. Burada sayfalarca yazı yazabilirim. Kelimelerle hep iyi geçinmeye çalışırım ama… Evet ama! tam o nokta da bir ama var işte.. Bu kadar kelimeleri seven biri olarak hayatta konuşmayı hiç beceremediğim zamanlarımda var çünkü benim. Bir çok sinirlenip üzüldüğümde kapıları kapatıp konuşçak gücü ve kelimeleri uzun zaman [...]

    continue reading »

     
     
  • Hayatın Ta Kendisi Lokantası Gülben’e konuk oldu :)

    Hayatın Ta Kendisi Lokantası Gülben’e konuk oldu :)

    Çarşamba günü akşamüstü ofiste bir toplantı sırasında telefonum çalmaya başladı. Arayan bizim kızlardan Tümay. Toplantı çıkışında ben ararım nasılsa diye telefonu meşgule çevirdim ama daha bir dakika geçmeden tekrar aynı isim belirdi telefonun ekranında.. Bir kere daha no’ya basmamım ardından telefon tekrar çalınca önemli birşey olabilir diyerek açtım telefonu. Acil bir konu değilse toplantıdayım Tümaycım” diyerek başladım konuşmaya. Tümayın cevabı, [...]

    continue reading »

     
     
  • Uçuşan Kelimeler…

    Uçuşan Kelimeler…

    Günlerdir kafamda yazmak istediğim kelimeler uçuşup duruyor. Bilgisayarın başına geçip bu sayfayı açıyorum ama o kelimeler tam birleşip cümle oluşturacakken bu sefer tümden uçuşup kayboluyor.   Yazacak çok şey var! bir yerlerden başlamak gerek diyorum ama içimden hiçbirini cümlelere dökmek gelmiyor galiba aslında. Çünkü ne desem ne yazsam boş olacak gibi hissediyorum. Biz sıcak yuvalarımızın güvenli duvarları içerisinde, sanal alemlerde [...]

    continue reading »

     
     
  • Etkinlikler, Markalar ve Bloggerlar..

    Etkinlikler, Markalar ve Bloggerlar..

    Aslında bilgisayarın başına bir etkinlik yazısı yazmak için oturdum. Ama sonra bu yazıdan önce, etkinlikler hakkında düşüncelerimi, katıldığım etkinlilere bakış açımı ve bir süredir neden etkinlik yazısı yazmadığımı açıklamak istedim sizlere. Öncelikle açıkça belirtmeliyim ki bu yazıyı yazarken ki amacım kesinlikle son zamanlarda çokça tartışılan, herkesin uzmanı olduğu sosyal medya konusunda ahkam kesmek değil. Benimkisi sadece benim görüşlerimi ve bakış [...]

    continue reading »

     
     
  • Bir yıl daha yaşlandık!

    Bir yıl daha yaşlandık!

    Kaç saattir yazıp yazıp siliyorum. Nereden başlasam bir türlü bulamıyorum. Konu melankoli olunca yazma konusunda daha iyiyim sanırım ben, mutluluklarımı yazamıyorum. Çünkü mutlukları yaşamayı seviyorum, mutsuzlukları ise yazıp unutmayı… Ama bu sefer mutlu birşeyler yazmak istiyorum. Çünkü sevdiğime iyiki doğdun demek istiyorum. İyi ki doğdun ve iyi ki benim hayatımdasın…Fakat bir türlü doğru cümleleri bulamıyorum. Doğru cümleleri bulmaya gerek var [...]

    continue reading »

     
     
  • Artık yoksun…

    Artık yoksun…

    Artık yoksun.  Aslında hiç olmadın belkide! Ben senin susuşlarına kelimelerimi ekleyip, aramızdaki o sağır edici sessizliğe kendi cümlelerimi yazdım. Sonra onların benim cümlelerim olduğunu unutup, çocuklar gibi inandım. Sen bile inanmazken kendine, benim inancım senin yaralarını sarar sandım. Aramızdaki uçurumlar aşılabilir diye boşuna çabaladım. Tek kişi kurduğum dünyada iki kişilik bir rüyaya daldım. Birlikte olunca kim olduğumuzu, nerede olduğumuzu unuturuz [...]

    continue reading »

     
     
  • Hey Sen!!! Sessiz Kalabalık

    Hey Sen!!! Sessiz Kalabalık

    Yemek yapmayı ve ikram etmeyi hep çok sevdim ama blog yazmaya karar vermemde en büyük etken İstanbul’a ilk taşındığımız günlerde ki yalnızlığımdı. Çok yoğun bir iş temposundan, kocaman bir aileden, arkadaşlarımdan, doğduğumdan beri bildiğim sosyal çevreden kopup; neredeyse hiç bilmediğim ve hiç kimseyi tanımadığım bir şehirde hemde işsiz olarak yaşamaya başlayınca düştüğüm boşluktan kurtulmak için bu sefer yaptıklarımı fotoğraflamaya ve [...]

    continue reading »

     
     
  • İçimden geçen yollar

    İçimden geçen yollar

    Biraz da serüvendi yaşamak Belki yatkındı büyük yolculuklara Ki serüvenler daima büyük aşklar Ve büyük yolculuklarla başlar… Soluk Soluğa Ahmet TELLİ Yolları seviyorum. Yolculuklara çıkmayı. Özellikle uzun ve belki de en çok yalnız olanlarını. Başka başka şehirlere yaptıklarımı. Başka şehirlere giderken aslında kendi içime yol aldıklarımı… Her yolculukta yeni bir yol, belki yeni bir ben daha keşfetmeyi seviyorum. Her köşe [...]

    continue reading »

     
     
  • Keşke hep çocuk kalsam, dizimdeki yarayı en büyük acı sansam…

    Keşke hep çocuk kalsam, dizimdeki yarayı en büyük acı sansam…

    Evdeyim… Uzun zamandan beri ilk kez günlerdir üst üste parlayan bir güneş var İstanbul’da.  Ve içimde karar vermiş, dahası adım atmış olmanın huzuru. Bu adımın beni nereye götüreceğini bilmiyorum henüz. Herşeyin daha iyi daha güzel olacağına inanıyorum, inanmak istiyorum şimdilik. Pencereden vuran güneşin önünde uzanmış kitabımı okuyorum. Elimde o çok sevdiğim kahvem, hatta yanında bol çikolatalı kekim bile var. Kahvemden [...]

    continue reading »

     
     
  • İzmirliyiz, Özetle Arızayız!

    İzmirliyiz, Özetle Arızayız!

    Ne oluyor anlamıyorum. Burnuma en sevdiğim yemeğin, fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunun gelmesi gibi birden her yer İzmir kokuyor, içime bir İzmir özlemi doluyor. Sonra, her zamanki gibi ani bir kararla bilet bakarken buluyorum kendimi ve yine İzmir’e kalan günleri saymaya başlıyorum. Nedir bu İzmir’in özelliği? İnsanın kanına bu derece işlemesi… İzmirli olmayanlar, İzmir’de yaşamamış olanlar bilemez, anlayamaz sanırım bu [...]

    continue reading »