• Sevdiğim Şiirler

    Özletiyor seni bu yağmurlar…

    Ne zaman birkaç gün üst üste yağmur yağsa, aklıma takılır, dilime dolanır hemen bu şiir. Neredeyse bir haftadır aralıksız yağmur yağınca İstanbul’da işte yine geldi yerleşti aklıma… Henüz dinlemediyseniz ve sizin olduğunuz yerde de yağmur yağıyorsa; sıcak bir kahve alıp camın önüne geçmenizi, bu şiiri ve daha başkalarını Peter Gabriel’in Passion ile Giora Feidman’ın Viva el Klezmer’inden seçilmiş fon müzikleri eşliğinde, Ahmet Telli’nin kendi sesinden dinlemenizi de öneririm.

  • Sevdiğim Şiirler

    Sen Fırtına Değil misin?

    Geceler midir tükenip giden Aylar mı yoksa ay ışığında Ey soluğumu soluğunda sevdiğim Sesimi sesinde dinleyip, yüreğinin rengine gönül verdiğim… İşte yine sabahın elleri Dolaşıp duruyor gecenin saçlarında Parmaklarında şahlanan rüzğar Şenlik ateşleri serpiyor dağlara Ey yasaklara inat yüreğim Diyorlar ki sana Gel katılma bu rüzgarlara Sen fırtına değil misin?… Adnan YÜCEL Not: İlk paragraf şairin, “Ayışında” adlı şiirinden, İkinci paragraf ise “Suç Olur” adlı şiirinden alıntıdır. Fotoğraf : 03/01/2009 – Kartalkaya

  • Sevdiğim Şiirler

    İstanBuL’u DinLiyorum

    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhanelerıyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geciyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Bir şey düşüyor elinden yere;…

  • Sevdiğim Şiirler

    Aşkta YARIN Yoktur Sevgili

    Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur…Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan’da Ganj Nehri’nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de… Newyork’ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o,…

  • Sevdiğim Şiirler

    Can Dündar’dan hayata dair…

    Can Dündar ne kadarda güzel saymış, bizim belki de çoğunu göremediğimiz küçük ayrıntılardaki mutlulukları… Hayatın koşturmacasına kapılıp çoğu zaman yakalayamadığımız o dakikaları… Hayatta mutlu olunabilinecek ne kadar çok an var aslında böyle bakıldığında. Ama biz sürekli mutlu olmak istememize rağmen, teğet geçiyoruz sanırım genelde bunlara. Görmüyoruz nedense o anda, yaşadıklarımızdaki güzellikleri. Çoğu zaman bilmiyoruz aldığımız nefesin önemini. Hayatın bize getirdiklerini değil hep kendi kafamızdakileri isteyip mutsuz oluyoruz. Mutluluk yanıbaşımızda dururken çoğu zaman, mutluluğu aramakla ömrümüzü tüketiyoruz… 🙂