• Gezi Yazıları

    İtalya Anıları-Floransa

    İtalya’da ki 2. günümüzde Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Dante Alighieri gibi isimlerin yetiştiği ve yüzyıllardır Rönesansın Merkezi olarak bilinen Floransa’daydık. Toskana’nın yuvarlak tepelerinin ortasında yer alan ve Arno Irmağı tarafından ikiye bölünen Floransa, coğrafi bakımdan İtalya’nın hemen hemen tam merkezinde bulunmaktadır. Biz 2.gün Sabah erkenden Venedik’ten ayrılıp , 2-3 saatlik bir otobüs yolculuğunun sonunda öğlen saatlerinde Floransa’ya vardık. Ve Floransa turumuza, Floransa’ya tepeden bakan, Michelangelo Tepesinden başladık. Tüm şehri ayaklarınızın altına seren bu tepe kesinlikle tura başlamak veya bitirmek için en güzel nokta. Floransa’dan ayrılmadan önce, bir kez de buradan seyredilmeli mutlaka. Ayrıca burası fotoğraf çekmek için de en güzel noktolardan biri, çünkü uzaktan görünen yapılar o kadar büyük ki, yanına gittiğinizde…

  • Gezi Yazıları

    İtalya Anıları-Venedik

    Sürekli ertelemelerim ve yazmamak için kendime bahaneler uydurmalarımın sonucunda aradan uzunca bir vakit geçti ama; Turun olumsuzluklarını anlattıktan sonra, asıl şimdi uzun uzun İtalya’nın güzelliklerinden bahsetmek gerek. Çünkü tüm olumsuzluklara rağmen bence inanılmaz etkileyici bir ülkeydi. Bu kadar turist yoğunluğuna rağmen şehirlerin temizliği, tarihin korunması ve bütünlüğün bozulmamış olması bile benim için yeterliydi. Bizim ilk durağımız Venedikti. Gece saat 1-2 civarı Venedik havalimanına inip, şehrin dışında Treviso denen bölgedeki otelimize yerleştik. Sabah kahvaltımızın ardından önce otobüs ile yarım saat ve ardından venedikte bolca bulunan “Vaporetto” denilen tekneler ile 15-20 dakikalık seyahatin ardından Venedik’e vardık.

  • Gezi Yazıları

    ETS Tur ile İtalya! bir daha asla…

    Neredeyse bir ay olmasına rağmen neden çıkamadım ben bu tatil modundan bir türlü bilmiyorum İşte, evde herşeyde ciddi bir konsantrasyon eksikliğim var nedense. Kafamı toparlayıp, gerçekten isteyip iki satır bile yazamadım ne zamandır. Ama artık yenilenmenin, sil baştan yapmanın vakti geldi sanki. Yeni bir ay, yeni bir mevsim… Sonbaharın hüznümü acaba üzerimdeki? İstanbul’a çoktan geldi aslında sonbahar. Ama biz İzmirliler alışık değiliz ne de olsa ne İlkbahara, ne de Sonbahara. Bize göre yıl 8 ay yazdır. Bir gün kısa kolluyla gezerken, ertesi gün mont giymeniz gerekir birden. Aaaa kış geldi demeden aynı hızla geçer gider kış. Yine güneş açar, gökyüzüyle birlikte yüreğinizde de. Belki de burda yüzünü pek göstermeyen ve bana göre İzmir’deki…

  • Gezi Yazıları

    İtalya’da Ne Yemeli? Ne İçmeli?

    İşyerimde çalışanlar, çalıştığımız firmalardaki çalışanlar, takip ettiğim bloglar, arkadaşlar… her yer tatile giden yada yeni dönenler ile dolu. Yada ben bu sene henüz tatil yapamadığım için gözüm sürekli tatile gidenlerin üzerinde 🙂 orasını tam bilemiyorum?!? Ama her tatile gidecek olanı duyduğumda, her tatilden dönenin anılarını dinlediğimde bir parça daha artıyor sabırsızlığım ve hafiften fesatlığım. Neyse sıra bize de gelir diyerek bekliyorum hala umutla ve aslında son günlerde sabırsızlıkla.

  • Gezi Yazıları

    Kartalkaya-Haftasonu Kaçamağı

    Hazır haftasonuna gelmişken ve yarın iş için sabahın köründe uyanma telaşım yokken, geçen hafta yaptığımız harika kaçamaktan bahsedeyim. Değişik birşeyler denemek isteyenlere, bizim gibi kar’ı özleyenlere, hatta hiç ömründe bu kadar çok kar’ı bir arada görmemişlere, kar’a doymak isteyenlere, bembeyaz bir manzarayla uyanmak isteyenlere alternatif olsun diye…. Bizim grubumuzdaki herkes çalışanlardan oluştuğu için, bu harika tatil için tek şansımız haftasonuydu. O yüzden Cumartesi sabah, daha İstanbul uyurken, erkenden yollara düştük. Önümüzde bizi bekleyen 300 km’lik bir yol vardı. Bir önceki günün, bir önceki haftanın iş yorgunluğunu daha atamamışken, sabah 5’te kalkınca, ilk başta hepimizden ‘biz delimiyiz?? ne zorumuz var bu saatte yollarda??” düşünceleri ve sesleri yükselsede, güneşin doğuşu ve yolun kenarlarında yavaş yavaş…

  • Gezi Yazıları

    Kıbrıs’ta Yemek…

    Bir bayram daha ve bizim de bu sene yaptığımız gibi, çok kişi için bir tatil daha sona erdi. Henüz tatil rehavetini üstümden atıp değil yeni şeyler denemeye, doğru düzgün yemek yapmaya bile kendimi adapte edemediğim için 🙂 tatilden kamerama takılan lezzetlerle en azından blogumu güncelleyim, haftaya bende yeni bir sayfayla başlayım dedim. Aslında kamerama takılan demek, çektiğim fotorğafların tümü gözönüne alınca çok ta doğru bir tabir olmuyor. Çünkü yemek kültürü bize yabancı olmayan bir yerde olmamıza rağmen, tüm tatili blogumda yayınlayabileceğim yemekleri çekerek geçirdiğim için, fotoğraflara bakan biri tatilde sadece yemek yediğimizi düşünebilir 🙂 STONEGRILL : Bizim bildiğimiz kendin pişir kendin ye tarzında bir yemek. Tek farkı etlerin mangalda değilde, önünüze gelen 400…

  • Gezi Yazıları

    Kıbrıs’ta Gezmek…

    Genelde, yediklerin içtiklerin sana kalsın, gördüklerini anlat derler ama 🙂 tatil boyunca blogumda yayınlayabileceğim kareler yakalamaya çalıştığım için, ben yiyip içtiklerimle başladım. Fotoğraflara bakınca sadece yemek yemişiz gibi görünmesin diye; yemeklerin yanında, amatörce çekmeye çalıştığım gezip gördüklerimden de bir kaç kare paylaşayım. Girne limanı ve sokakları…

  • Gezi Yazıları

    Ah istanBuL ahhh…

    Evet evet, beni kesinlikle alışık olmadığım bu sonbahar çarptı! Bir kaç kenarda beleyen tarif te var aslında ama, nedense onları yazasım gelmedi. “Yağmur yağıyor, seller akıyor, Arap kızı camdan bakıyor” modundayım, daha yağmur yağmaya başlamadan bile 🙂 Sıcacık yanan sobanın yanında battaniyemi, bir dilim kekin yanına kahvemi alıp, o henüz yağmayan yağmurları, karları seyretme modundayım. Kışımı özledim ne? Ama daha denize bile girmedim bu sene, herhangi bir su birikintisine ayağımı bile sokmadım hatta. Daha kış gelmemeli. Gelemez değil mi? En iyisi gezme modumdaki zamanlardan fotoğraflar paylaşayım bugün sizlerlede, kendimize gelelim hep birlikte 🙂 İstanbul’u tanımayanlarla, özleyenlerle gezelim bir kerede İstanbul’u… Eyüp – Pierre Loti