• Gezi Yazıları

    Prag – Prague – Praha (3)

    Bir aralar Prag yazısı yazmaya başlamıştım ben sanki, hayal meyal hatırlıyor gibiyim.. Ama sonra, her zamanki gibi araya sayısız tarif girip onu bir kenarda unuttum evet. Fakat artık havalar iyiden iyiye ısınıp insanın canı ne yemek yemek ne de mutfağa girmek istemediğine göre bu aralar gezi yazılarına ağırlık vermenin zamanıdır değil mi? Şimdi gelelim Prag’daki 2.günümüze.. Daha önceki yazılarımdan hatırlasanız biz Prag’a zaten 3 günlüğüne gitmiştik. Buna rağmen ilk günkü şehir turumuzun sonunda görmek istediğimiz çoğu yeri görmüştük. Bu tarz gezilerde tarihi yer gezmektense genelde halkın içine karışmayı, onların yaşam tarzlarına ve kültürlerine göz atmayı seven bir grup olduğumuz için Prag’daki 2.günümüzü kliselerin içerisini dolaşmak yerine, ara sokaklara girip çıkmaya, fotoğraf çekmeye, etraftaki…

  • Gezi Yazıları

    Prag – Prague – Praha (2)

    Bugünlerde havalar tam bahar havası olmasa da yaklaşan yaz haififten hissedilmekte.. Eh yaz demek de biz kadınlar için kışın kalın kıyafetlerin altına sakladığımız kiloları vermek demek oluyor herşeyden önce 🙂 Bu yüzden son günlerde ardına ardına yayınladığım kalorili yiyecekler yüzünden hafif sitem dolu yorumlar alıyorum sizlerden. Bende bugünler de hafiften diyet moduna girdiğim için bana kızmayın diye şu an yazılmayı bekleyen bir sürü sofrayı bekletip bu haftaya bir gezi yazısı ile başlayım dedim.. 3 günlük prag gezimizin ilk yazısında şurada Cumhurbaşlanlığı Sarayı önündeki harika Prag manzarasında kalmıştık. Daha bahsettiğim anlattığım gibi biz yürümeye yukarlardan başladığımız için sarayın hemen yanındaki aşağı doğru uzanan merdivenlerden şehrin merkezine doğru yürümeye devam ettik. *** Kale yanından Charles…

  • Gezi Yazıları

    Prag – Prague – Praha (1)

    Gezi yazısı yazma konusunda çok kötüyüm sanırım. İtalya’ya özel birşey mi bilmiyorum ama bir haftalık geziyi yazmam bir yıldan fazla sürdü 🙂 Bu kadar zamanda tüm söylemek istediklerim bitti mi? Ne yazık ki hayır 🙂 Ama yine de artık İtalya’ya küçük bir mola verip yeni sulara yelken açma vakti geldi sanırım. İtalya’ya bir haftalık vize için başvurup 6 aylık Schengen alınca, İtalya’dan döndükten birkaç ay sonra vizemiz bitmeden bunu değerlendirelim diyerek yeni yerler bakınmaya başladık. Çok iznimiz yok, yakınlarda birkaç günde gezilebilecek küçük bir yer seçmeye çalışırken Çek Cumhuriyetinin masalsı başkenti Prag’da karar kıldık. Bir önceki tur maceramızdan dilimiz yandığı için bu sefer niyetimiz kendi başımıza gitmekti aslında. Ama sonra Kuzey Tur ile…

  • Gezi Yazıları

    İtalya Anıları – Roma-5

    Roma’da değil 4 gün 4 hafta kalsam gezmek görmek istediklerimi bitirebilirmiyim bilmiyorum ama günlerimiz kısa olduğu için San Pietro ve Vatikan’ı gördükten sonra görülecek yerler listesini bir kenara bırakıp sıra biraz da şehrin ruhunu yaşayabilmek için sokaklarda salınmaya gelmişti. Yol bizi kendiliğinden Tiber nehrinin kenarına ve üzerindeki 20 köprüden biri olan Sant’Angelo (Melekler) köprüsüne getirdi.

  • Gezi Yazıları

    İtalya Anıları – Roma-4

    Şu tarifi de yazayım sonraki yazım kesin gezi üzerine olacak diye diye ben İtalya anılarını yazmaya başlayalı bir yılı çoktan doldurdu.. Hatta üzerine yazılacak paylaşılacak başka iki ülke daha eklenmesine rağmen ben bir türlü İtalya hakkında söyleyeceklerimi bitiremedim. Belki de İtalyayı çok sevdiğimden bitsin istemedim 🙂 Ama hazır şimdi uzun uzun yazacak zamanım varken İtalyayı bitirmek, Prag ve Paris ile ilgili kendimce notlarımıda sizinle paylaşmak istiyorum.. Yine tariflere dalıp gider arayı çok uzatırsam beni uyarın lütfen olur mu? *** Fotoğrafların üzerine tıklayarak büyük hallerini görebilirsiniz.  Roma’da en son nerede kaldık hatırlamıyorum. Belki diğerlerinden ve gezi rotamızdan kopuk bir yazı olacak bu ama yolunuz düşerse tüm bir gününüzü ayırmanızı tavsiye edeceğim San Pietro klisesine…

  • Gezi Yazıları

    İtalya Anıları – Roma-3

    Ne İtalya’ymış ama! 7 günlük geziyi 7 aydır anlatmayı bitiremedim ben 🙂 biraz tembellik ettim haklısınız. Ama yazmak için rahat bir zamanım olsun, hiçbir ayrıntıyı atlamayım derken uzun zamandır hiçbir haftasonu evde oturmayınca, neredeyse ne yazacağımı unutur hale geldim İtalya hakkında. Neyseki fotoğraflar, aldığım notlar var ve ben bu kez kesin kararlıyım, yeni bir tatilden önce her ayrıntıyı bitirme konusunda. O yüzden dönüp en son yazımı okuyorum ve uzatmadan kaldığım yerden devam ediyorum işte. Hatırlarsanız, kalabalığın akışına ve şehrin ritmine kendimizi kaptırmış yürürken Roma’nın arnavut kaldırımlı sokaklarında, en son Aşk çeşmesine para atıp, Panteon’un sütunlarıyla bile büyülenme kısmında kalmıştım, Roma’daki ilk gecemizde… Şimdi fotoğraflara bakıyorum da, işte o küçücük meydanın ortasında bir süre…

  • Gezi Yazıları,  Lezzet Durakları

    İzmir Notları

    Sağda solda İzmir görüntülerini görünce ah ah dediğimi, özlemimin depreştiğini görünce fark ettim ki; araya biraz zaman, biraz özlem girsin derken İzmir’de geçirilen o bir haftanın üzerinden iki hafta daha geçmiş. Zaman hızlıca akıp gitmiş! Bu arada ben etkinlik yazılarına dalıp gidince, İzmir tariflerinin de zamanı da gelip geçmiş bile… Baştan söyleyim, aslında bunların bazıları tarif bile değil, tarif olanlar da İzmir tarifi değil belki, ama ben İzmir de yediğim için bana göre İzmir tarifleri bunlar ona göre 🙂 İzmir’e giderken daha yolda, o bahsettiğim uzaklarda kaybolmuşken, kafamı otobüsün camına dayayıp İzmir’de neler yapacağımı hayal ederken birden fark ediyorum ki, sevdiklerimi görmek dışında yapılacaklar listemin en üst maddelerin de hep yemek içmek var.…

  • Gezi Yazıları

    İtalya Anıları – Roma-2

    Biz Roma turumuza ancak akşamüstü İspanyol Merdivenlerinden başlayabildiğimiz için, daha ilk durağımızda acıkmıştık 🙂 İspanyol Merdivenlerindeki klasik fotoğraf faslının ardından hemen yemek yiyebileceğimiz bir yer bakmaya başladık. Ve Piazza Di Spagnanın yakınında küçük meydandaki restaurantlardan birini gözümüze kestirip menüde ne var ne yoksa sipariş ettik. Fakat sanırım açlıktan olsa gerek yediklerimizi fotoğraflamak ancak sıra tatlılara geldiğinde aklıma gelmiş. Bu yüzden yemekten aklımda kalanlar sadece; Profiterol bizimkilerden çok farklı olmasada, Tiramisu her şehirde hatta neredeyse yediğimiz her rastaurantta birbirinden ve Türkiyeden çok farklıydı. Bol köpüklü cappucinolar ise her yerde tatlıların vazgeçilmez eşlikçisiydi. Karnımızıda doyurduktan sonra sıra Roma sokaklarında keyifle salınmaya geldi. Kalabalığın akışına ve şehrin ritmine kendimizi bırakıp sanki tarihte bir yolculuğa çıkmış gibiydik.…

  • Gezi Yazıları

    İtalya Anıları – Roma-1

    İtalya’da son durağımız Roma’ydı. İtalya’ya gidip Venedik’ten etkilenmemek mümkün değil ama ben Roma’yı da çok beğendim. Bir şehir merkezinin, dahası bu kadar canlı yaşayan bir şehrin tarihinden hiçbirşey kaybetmeden duruyor olması, yeniyle eskinin birbirinden ayırt edilemez bütünlüğü gerçekten görülmeye değer bence. Roma’ya gideceklere gezilecek yerlerden önce ilk tavsiyem, seçtikleri otelin şehir merkezine yada metro’ya yakın bir mesafede olması. Biz kalacağımız yerleri tur ile ayarladığımız için bizim otelimiz burda da şehrin biraz dışındaydı. Merkeze ulaşımımızı önce tramvay ile Termini denen merkez istasyona burdanda gideceğimiz yere metroyu kullanarak gerçekleştirdik. Ama akşam dönüşlerde tren saatleri sorun olduğu için genelde taksi kullandık. Fakat taksi Türkiye’ye nazaran oldukça pahalı. Bu yüzden ilk başta biraz fazla para vererek otelin…

  • Gezi Yazıları

    İtalya Anıları-Pisa

    Uzun bir ara oldu, üzerinden uzun zaman geçti son İtalya yazısından beri ama İtalya anılarımızla devam ediyorum. İtalya’daki 3. günümüzde Montecatini bölgesinde kalıyorduk. Ve Tura göre bu günü serbest zaman olarak değerlendirilebilir yada düzenlenen ekstra turlar ile Pisa ve Siena turlarına kişi başı 100 Euro gibi bir rakam vererek katılabilirdiniz. Biz her zamanki gibi ekstra turlara karşı olan bir grup olarak, tüm tur boyunca yaptığımız gibi bu ekstra turada katılmadık. Bir araba kiralar kendimiz gideriz nasılsa diyerek 4 kişilik bir macereya atıldık. Otelde ve etrafta araba kiralayabileceğimiz bir yerler sorduktan sonra, şansımıza hiç İngilizce bilmeyen bir “rent a car” bulduk 🙂 Yaklaşık yarım saatlik bir uğraşın sonunda sözlük ve evrensel beden dili sayesinde…