Ne zamandır elim bilgisayara uzanmıyor nedense. Vaktim yok değil ama doğumdan sonra bir türlü konsantre olamadım tekrardan bloga yazma konusuna. Sanırım biraz da bütün gün iş için bilgisayar başında olmamdan kaynaklı, konu kendime gelince sürekli olarak akşama, yarına, hafta sonuna diyerek erteliyorum. Ve şimdi bakıyorum da neredeyse 6 ay olmuş ben son yazımı yazdığımdan beri. Zaman ne kadar hızlı geçiyor deyip yine bir güç silkelenip kendime gelmeye çalışacağım ama lütfen siz de yalnız bırakmayın beni bu toparlanma sürecinde. Hadi yeni tarif ekle diye dürtün beni, mesaj atın, mail atın taciz edin olur mu :)

Eee bu kadar süre yazmayınca aslında yazacak çok konu var, hatta kenarda bekleyen tarifler bile var ama ben başladığım şu yazı dizisini bitireyim diyorum. Çünkü bu ek gıdaya geçiş serüveni yazılarının ardından bu aralar mutfağa en çok girme sebebim olan küçük hanıma hazırladığım tarifleri paylaşmak istiyorum. Bu yüzden biz artık ek gıdaya geçme işini atlatıp artık yavaş yavaş yavaş sofraya dahil olma moduna gelmiş olsak da, bu konuda kafası karışık benim gibi tecrübesiz anneler için belki bir öneri olur diye yazıyorum. Şurada yazdığım ilk yazımda hatırlarsanız bizim ek gıdaya meyve ile başladığımızdan ve 3 gün kuralı uyguladığımızdan bahsetmiştim. Meyveler ile macera dolu ilk 10 günden sonra öğle yemeklerinde sebze çorbalarına başladık. Sebze çorbasında temel ve basit bir tarifimiz vardı.

IMG_7781 DSC_5037

Bebekler için Sebze Çorbası Tarifi

Malzemeler

  • 1/2 adet orta boy patates
  • 1 adet havuç
  • 1 tatlı kaşığı pirinç
  • 2-3 su bardağı su
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı

Yapılışı
Patates ve havucun kabuklarını soyduktan sonra küçük küçük doğruyoruz. Pirinci yıkayıp ekliyoruz. Üzerine 2-3 su bardağı su ekleyip sebzelerimiz iyice yumuşayana kadar kaynatıyoruz. Suyu tamamen çekmezse hem süzmesi hem de ufaklığın yemesi daha rahat oluyor. Bu yüzden sebzelerin pişmesine göre üzerine gerekirse su ilave edebilirsiniz. Sebzelerimiz piştikten sonra ocaktan alıp tel süzgeçten geçirerek süzüyoruz. Daha sonra zeytinyağını ilave edip karıştırıyoruz.

Ben çorbayı bu ölçüler ile hazırladıktan sonra küçük cam kaplara bölüyordum. Bu ölçü ile 2 yada 3 günlük porsiyon oluyor. Bu tarifi ilk 3 gün yedikten sonra içerisine yavaş yavaş çeşitli sebzeler eklemeye başladım. Temel tarifimiz sabit kalıp üzerine yeni sebzeleri ekleyerek 3 gün kuralımızı burada da uygulamaya devem ettim. Eklediğim sebzeleri ve miktarlarını aşağıda yazıyorum. 3 gün kuralını daha önce anlatmıştım ama kısaca tekrar açıklamak gerekirse yeni bir sebze ile Ceren’i ilk tanıştırdığımda sadece temel tarif ve bu sebzeyi 3 gün verdim. Tüm sebzeler ile tanıştıktan ve bir reaksiyona sebep olmadığına emin olduktan sonra bu sebzeler ile çeşitli kombinasyonlar yaparak lezzeti çeşitlendirdim.

Temel tarife eklediğim sırayla eklediğim sebzeler ve miktarları (Mevsimine göre siz bu listeyi değiştirip çeşitlendirebilirsiniz)

– 1/2 adet kabak
– 1 fincan bezelye
– 2-3 adet taze fasulye
– 1 kahve fincanı kadar kereviz
– 1 kahve fincanı kadar brokoli
– 1 kahve fincanı kadar karnabahar
– 1 kahve fincanı kadar balkabağı

Daha sonra baklagil konusunu da çeşitlendirmeye başladım. 1 tatlı kaşığı pirinç yanına, 1 tatlı kaşığı kırmızı/yeşil mercimek, 1 yemek kaşığı nohut da eklemeye başladım. Hatta Ceren tarhana çorbasını sevmediği için bazen 1 tatlı kaşığı tarhanayı da sebze çorbasının içerisine ekliyordum.

Son olarak doktorumuz artık yiyebilir dediğinde çorba kombinasyonumuza 1 öğün için 1 fındık büyüklüğünde olacak kadar kıyma eklemeye başladım. Ceren yavaş yavaş katı gıdalara alıştıkça sebzeleri süzgeçten geçirmek yerine çatalla ezmeye yada küçük küçük doğramaya başladım.

Minik hanım için hazırladığım tariflere geçmeden ve mümkünse yine bir 6 ay beklemeden önce katı gıdaya geçişte son adımımız kahvaltı sürecini de en kısa zamanda yazacağım. Siz de bu dönemde deneyimlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

 

Tags: , , , , , ,