Hamile olduğumu öğrendiğim günden beri burada yeni bir başlık açıp, bu yeni adım attığım dünya hakkında bir şeyler yazmak istiyorum fakat hamileliğim süresince işlerin yoğunluğu, doğumdan sonra bebekli hayata alışma süreci derken bir türlü fırsat olmadı. Ama artık tekrar işe dönüp işleri yoluna koymaya başladığıma göre bu büyülü yolculuk boyunca hep bir kenarlara not aldığım ama paylaşmaya bir türlü fırsat bulamadığım deneyimlerim, korkularım, sorularım, kafa karışıklıklarım hakkında da bir şeyler yazayım diyorum, ne dersiniz? Sonuçta burası Hayatın Ta Kendisi ve artık Ceren benim hayatımın çok büyük bir bölümü değil mi? :)

Evet buranın adı Hayatın Ta Kendisi ama biliyorsunuz şimdiye kadar burada hep yemek yazıları öne çıktı.  Bu yüzden bu yeni başlıktaki ilk yazımızda yine yemek üzerine olsun ve yemek maceralarımız ile başlasın diyorum. Aslında bu ilk yazımıza yemek macerası demek ne kadar doğru olur bilmiyorum. Şimdilik biz sadece yeni tatlara merhaba deme ve yemeğe giriş modundayız :) Küçük bir gurme olabilmek için ilk adımları atmaya çalışıyoruz mutfakta.

Daha öncede dediğim gibi hamilelikten bugüne kadar nasıl geldiğimizi, bu süreçte yaşadıklarımızı, kendi çapımda deneyimlerimi ara ara yazacağım ama bu pek sık yazmadığım dönemde Ceren 5.ayını doldurdu ve yeni gıdalar ile tanışmaya başladı. Sadece ben mi böyle hissediyorum bilmiyorum ama ek gıdalara geçiş hem heyecanlı hem buruk bir adım oluyor galiba anneler için. Ek gıda konusu gündeme geldiğinden beri bir yanım denediği yeni tatlara vereceği tepkiyi, sevip sevmeyeceğini, yiyip yemeyeceğini merak edip heyecanlanırken bir yanım sevgiyle kucaklaştığımız ve sadece ikimize özel olan emzirme saatleri azalacağı için üzülüyor.

Aslında biliyorsunuz ilk 6 ay sadece anne sütü diyor uzmanlar ama benim iznim Ceren 5 ay 1 haftalık olduğunda biteceği için biz 5.ay kontrolümüzde doktorumuzun onayı ve yönlendirmesi ile başladık ek gıdalara. İlk ayı sadece yeni lezzetleri tatma olarak planlayıp, ana beslenmesini anne sütü ile devam ettirdik. Peki nasıl bir süreç oldu bu yeni lezzetleri tatma, ek gıdaya geçme ayı derseniz madde madde paylaşıyorum bizim adımlarımızı..
Ceren– Biz meyveler ile başladık ek gıdalar ile tanışmaya. Bu mevsimin meyvesi elma ve armut olduğu için armut ile başlayıp, elma ve şeftali ile devam ettim daha sonra.

– Yeni başladığımız her gıdayı sabah öğününde anne sütü ile karnını doyurduktan 1-1,5 saat sonra denedim.

– Yeni bir meyveye geçmeden önce 3 gün kuralını uyguladım. Yani üç gün sadece aynı gıdayı verip gaz, ishal, alerji gibi bir şey yapıp yapmadığını gözlemledim ve daha sonra geçtim bir sonraki meyveye.

– Tadına baktığımız her meyveyi ilk gün 1-2 çay kaşığı, ikinci gün 1-2 tatlı kaşığı, üçüncü gün 1-2 yemek kaşığı şeklinde arttırarak yedirdim.

– 5. ay beslenmemizde meyvelere alıştıktan sonra dahi, hiçbir zaman bir çay bardağından daha fazla vermedim ve meyvesini yedikten kısa bir süre sonra tekrar anne sütü verdim.

– Meyveleri cam rendede rendeleyerek önce suyundan sonra azar azar püre kısmından ekleyerek verdim.

Yaptıklarımızı yazdık peki yaşadıklarımız derseniz ise, bu meyveler arasında elma açık ara biz de en sevilen meyve oldu. Tamam diğerlerini de yedi ama aynı iştahla değil sanki. İlk kez armut suyu verdiğimde çok garipsedi, yüzü şekilden şekile girdi. Su kısmında tadını garipsemek dışında çok itiraz etmeden yedi ama meyvenin püre kısmını verince ilk önce birkaç gün nasıl yiyeceğini bilemedi. Diliyle, ağzıyla garip şekiller yapıp sulu kısmı verdiğimde yutmayı başardı. Ama her geçen gün ustalaştı bu konuda. İlk haftanın sonunda sorunsuz püre kısmını yemeyi, kaşık ağzına yaklaştığında ağzını açmayı öğrenmişti :)

Yemek konusunda biraz pratik yapıp bu üç meyveyi üçer gün denedikten sonra ikinci aşama olarak öğlen öğünlerinde sebze çorbalarına ve sebze pürelerine başladık ama o da bir sonraki yazımızda..

Bu arada sizde ek gıdaya geçişte yaşadıklarınızı, deneyimlerinizi ve tariflerinizi paylaşırsanız harika olur :)

 

Tags: , , , , ,