Bu kadar uzun süre ara verdikten yazı yazmaya dönmek ne kadar zor oluyormuş.. Kaç dakikadır elimde kahve ekrana bakıyorum. O tarifi mi yazsam bu tarifi mi yazsam? daha karar aşamasını bile geçemediğim için bir türlü yazıya başlayamıyorum :) Ama sonunda çözümü buldum. Tarife karar vereceğime şu sırada bekleyen sofrayı yazayım ben en iyisi dedim. Hem sofrayı paylaşınca arkasından hızlıca tarifleri paylaşmak zorunda kalırım hem de bu kadar sessiz kaldıktan sonra biraz şaşalı geri dönmüş olurum :)

Şimdi soframızın ayrıntılarına gelirsek, Facebook’ta şu albümde Mini Parti Masası adıyla sofranın fotoğraflarını paylaştığımda “bu mu mini parti?” diye yorumlar gelmişti :) Burda da yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına önce bunu açıklayım. Bu sofranın adının “mini parti masası” olmasının tek sebebi 4 kişilik küçük bir grup için hazırlanmış olması. Fakat bu mini grup uzun süredir davet etmek istediğim ve hep fotoğrafları görüp bana ne zaman yiyeceğiz bu lezzetleri diye sitem eden bir grup olduğu için sofradaki çeşitler adı kadar minik olmadı elbette :)

DSC_9508-1

Sofranın hazırlık aşamasındaki en zor kısım menü seçimiydi çünkü sadece 4 kişilik bir sofra ve çok çeşit hazırlamak istediğim için ana yemek dışında hazırlayacağım lezzetler ertesi güne kaldığında tadının bozulmayacağından emin olacağım tarifler olsun istedim. Ayrıca gelen misafirlerimi ilk kez konuk edeceğim, ne sevip ne sevmediklerini bilmediğim ve 2’si de erkek olunca sebze ile aralarının olmayacağını düşündüğüm için buna göre bir menü belirledim.

Bu yüzden menüye karar verirken Zeytinyağlı Barbunya hiç düşünmeden menüdeki ilk tarif oldu :) Şimdiye kadar kızartmaya hayır diyen kimse görmediğim için Patlıcan ve Kabak kızartması’da biraz süslenerek menüye eklendi.

DSC_9487-1 DSC_9458-1

Şimdi bu yazıyı hazırlarken farkettim ki ben sık sık pişirdiğim tarifleri sıradan bulduğum için tariflerini yazmamışım. Bu yüzden Zeytinyağlı Barbunya’nın tarifi yok :) Onu tarifi yazılacaklar listesine ekliyorum ve Kızartma tabağına geçiyorum. Bu tabak için kabak ve patlıcanları bir parmak eninde halka halka doğrayıp kızarttım. Servis tabağına bir kabak bir patlıcan şeklinde dizip üzerine domates sosu dökerek lezzetlendirdim. Yine tabağa biraz renk katmak biraz da yoğurt ile yemek istemeyenleri düşünerek kızartma sıralarının tam ortasına sarımsaklı yoğurt döktüm.

Ana yemekte tercih edeceğim lezzetleri beğenmeyenler olabilir diye menüye ana ayemek dışında da doyurucu lezzetler eklemeye karar vererek yine sık sık pişirdiğim ama bugüne kadar tarifini paylaşmadığımı farkettiğim Kuru Patlıcan Dolması ve Kadınbudu Köfte ile devam ettim.

DSC_9449-1 DSC_9472-1

Eh sofra dediğin hamur işi olmadan olmaz deyip, önceden yapılabildiği için çok sevdiğim Mini Börekler hazırladım. Zarf şeklinde sardığım böreklerimin yarısının içerisine patates ve kaşar karışımı diğer yarısının içerisine ise Pastırma ve Kaşar karışımı koyup bir gece önceden hazırladım, servisten kısa bir süre önce kızarttım.

İlk kez Paella masasında hazırladığım ve bizim evde son günlerin en popüler lezzeti olan tarifi şurada bulunan Domatesli Fesleğenli Ekmek’de daha pişerken çıkardığı kokularla herkesin karnını acıktırırak sofradaki yerini aldı.

DSC_9467-1 DSC_9510-1

Erkek misafirlerin sebze sevmeyeceğini hesap ederek hazırladığım bu tariflerden sonra kimsenin aç kalmayacağına ikna olup yoğurtlu satalar kısmında kendi sevdiğim lezzetleri seçip, sofrayı kış sebzeleri ile dengelemeye çalıştım. Sık sık bahsettiğim komşum Serap benim için Portakal dilimleri üzerinde servis edilen tarifi şurada yer alan Yeşil Elmalı Kereviz Salatası’nı hazırlayınca bende sevgili Zerrinin önerisiyle Yoğurtlu ve Cevizli Pırasa Salatası hazırlayarak masanın ana yemek dışındaki hazırlıklarını tamamladım.

DSC_9462-1 DSC_9438-1

Sofranın salata, zeytinyağlı ve ara sıcak tariflerini hazırladıktan sonra Ana yemek olarak seçimim hem görünümü hem sunumu hem lezzetiyle benim çok sevdiğim tarifi burada bulunan Tavuk Kiev oldu. Bu yemeği seçmemin bir nedeni de yanına yapmayı düşündüğüm Mantarlı Risotto sofraya gelmeden önce son anda pişirilmesi gerektiği için bu tarifin önceden hazırlanabilme kolaylığı idi. Tavukların içinin hazırlanması, rulo haline getirilip kızartılması aşamalarını önceden hazırlayıp ben risottoyu hazırlarken de fırında pişirme kısmını hallettim. Böylece ana yemeği servis esnasında bir telaş yaşamamış ve her ikisini de sıcak olarak servis etme imkanı yakalmış oldum.

Yemek konusunu hallettikten sonra ise böyle bir sofra tatlısız olmazdı elbette. Bu sofrada tatlı olarak tercihimi uzun zamandır yapmadığım ama şimdiye kadar yiyen herkesin hayran olduğu tarifine buradan ulaşabileceğiniz Galeta Unlu Tatlı’dan yana kullandım. Hem şerbetli bir tatlı olduğu için ama üzerindeki nefis krema sayesinde ise inanılmaz hafif bir lezzet olduğu için ağır bir yemeğin üzerine iyi gider diye düşündüm.

DSC_9526-1

Biliyorum biraz uzun bir post oldu ama sofranın tüm ayrıntılarını bitirdiğime göre kalan tarifleri en kısa zamanda paylaşacağıma söz vererek, bu masada bize keyifli sohbetleriyle eşlik eden arkadaşlarımıza buradan bir kez daha teşekkür ederim.

 

Tags: , , ,