Koskoca bir hafta geçmiş tek satır yazmadan.. Aslında o koskoca hafta sadece yazmadan değil hiçbirşey yapmadan geçti galiba. Havalar soğuyunca üstüme çöken miskinlik, günlerce süren kar sayesinde penceredeki eşsiz manzara ile birleşince ve trafik ile işim olmayınca, evde kar keyfini doyasıya yaşadım diyebilirim geçen hafta. Eh malum yıllarca kar görmemiş bir İzmir’li olarak da benim için kar ne demek belki tahmin edebilirsiniz. Bembeyaz taneler düştükçe içim kıpır kıpır yapışıyorum zaten cama her seferinde, bu seferde uzun uzun yağınca, pencereden ancak sokaklarda dolaşmak için ayrıldım sanırım sadece :) Karlar eriyince minik Ada’nın doğumgünü telaşı ve ardından İzmir seyahati derken facebook’ta sizlerle sürekli iletişim içinde olmaya çalışmama rağmen buraya ancak vakit buldum işte.

Evet bugün İzmir’e geldim. Hatta bu sefer biraz da tatsız sebeplerle İzmir’e seyahat gerçekleştirdim ama yine de İzmir’e gelince başka bir heyecan başka bir mutluluk geliyor üzerime. Tüm tatsız sebeplere rağmen İzmir’de olmamın heyecanı ve İzmir’e bu eşsiz lezzet ile merhaba demek aklıma geçen yıl çektiğim bu fotoğrafları getirdi ve ellerim tarifi sizinle paylaşmaya gitti :)

DSC_5866

Peki nedir bu Şevket-i Bostan? Ege’liler elbette çok iyi biliyor bu eşsiz lezzeti ama İstanbul’da gördüğüm kadarıyla Ege dışında çokta tanınmıyor. Yiyenlerin anlata anlata bitiremediği bu ot, aslında beyaz kök kısmı ve yeşil diken kısmından oluşan ve toplanması oldukça zor olan bir tür diken. Evet bu otu toplamak oldukça zahmetli bu yüzden de fiyatı diğer otlara göre oldukça pahalı ama  lezzetinin kesinlikle bu zahmete ve o ücrete değeceğine emin olabilirsiniz yaparken.

Peki nasıl pişireceksiniz? Bu otun salatası da yapılmasına ve ben normalde kuzu eti sevmememe rağmen benim tercihim her zaman aşağıda tarifini vereceğim kuzu etli yemek versiyonu, bu yüzden salata haline hiç girmeyeceğim :) Ve son olarak sonuca gelirsek hiç yememiş olanlar mutlaka ne benim cümlelerimi ne de internette bu otun lezzeti hakkında yazılmış olanları okuduklarında bir anlam veremeyeceklerdir bu yüzden ben de uzun uzun anlatmak istemiyorum ama siz de tanışmamız şansız kişilerdenseniz mutlaka bir yolunu bulup bir ara deneyin diyorum sadece sizlere tarife geçmeden önce.

Malzemeler

  • 1/2 kg şevket-i bostan
  • 1 adet kuru soğan
  • 300 gr yağsız kuzu eti (kuşbaşı)
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 limonun suyu
  • 1 tatlı kaşığı un
  • 2 su bardağı sıcak su
  • Tuz

Egede pazarlarda genellikle temizlenmiş olarak satılmasına rağmen aldıktan sonra bir bıçak yardımıyla beyaz kısımlarının üzerlerini hafifça kazıyarak temizliyoruz ve sararmaması için su dolu bir kapta bekletiyoruz otlarımızı. Daha sonra 2-3 cm’lik parçalar halinde doğruyoruz.

DSC_5857 DSC_5856

Bu sırada soğanı soyup yemeklik doğruyoruz. Bir tencereye zeytinyağını koyup kısık ateşte etler suyunu salıp çekene kadar birlikte kavuruyoruz. Etlerin üzerine yarım su bardağı sıcak su ekleyip kapağı kapalı olarak suyu çekene kadar pişiriyoruz. Ayrı bir kapta bir limonun suyunu azar azar una ekleyerek yemeğimizin terbiyesini hazırlıyoruz. Un ve limon suyunu topak kalmayacak şekilde karıştırıyoruz.

Suyunu çeken etlerimize şevket-i bostanı ekleyip karıştırıyoruz. Üzerine terbiyesini ve kalan sıcak suyu ve tuzunu ekleyip pişirmeye devam ediyoruz. Şevket-i bostanların pişip pişmediğini bir çatalla kontrol ederek yumuşayıncaya kadar pişirmeye devam edebilirsiniz. Ve kök kısımları biraz zor piştiği için düdüklü tencerede pişirmek de daha rahat olacaktır.

DSC_5861 DSC_5862

Afiyet olsun.

 

Tags: , , , , , , , ,