Çarşamba günü akşamüstü ofiste bir toplantı sırasında telefonum çalmaya başladı. Arayan bizim kızlardan Tümay. Toplantı çıkışında ben ararım nasılsa diye telefonu meşgule çevirdim ama daha bir dakika geçmeden tekrar aynı isim belirdi telefonun ekranında.. Bir kere daha no’ya basmamım ardından telefon tekrar çalınca önemli birşey olabilir diyerek açtım telefonu. Acil bir konu değilse toplantıdayım Tümaycım” diyerek başladım konuşmaya. Tümayın cevabı, “aslında konu acil! yarın TRT 1’e Gülben’e çıkar mısın?” oldu. Eh toplantının ortasında bu kadar ani bir gelişme karşısında ne kadar şaşırdığımı tahmin edersiniz sanırım. Ben daha yarın mı? nasıl olur ki? ne yaparım? falan diye gevelerken, sevgili Tümay “olur olur yaparsın sen, ben telefonunu veriyorum.” diyerek kapattı telefonu :) Ve 2-3 dakika sonra tekrar çalmaya başladı telefonum. Bu sefer izin isteyip toplantıdan ayrıldım bir kaç dakikalığına. Arayan Gülben hanımın yapımcısı Didem hanım. Çarşamba Akşamı saat 5 civarında ertesi sabah canlı yayına katılıp katılamıyacağımı soruyor. Ben de hala aynı şaşkınlık sürerken, olabilir uygunum falan diye birkaç şey gevelerken; Eee peki ne pişirsiniz? diyor karşıdaki ses.. Evet ne pişirim gerçekten? evet derken bunu hiç düşünmemiştim. Bir de yemek pişirmek gerek orada değil mi? :) Şu an bir toplantının ortasındayım ben biraz düşüneyim, işlerimi toparlayım, uygunsa eve gidince konuşalım diyerek telefonu kapatıyorum. Toplantıya geri dönüyorum fakat aklım dediğim evet de kalıyor. Biraz pişman oluyorum. Neden gaza gelip hemen evet dedim ki? ne pişireceğim şimdi ben? nasıl hazırlanacağım? işlerimi nasıl toparlayacağım? diye kendi kendime kızıyorum. Ama yapçak birşey yok bir kere evet dedim artık..

1

Eve gidiyorum bir yandan hem pratik hem farklı ne yaparım diye düşünerek. Kısa zamanda birden fazla şey hazırlayıp sunmak gerektiği için program sırasında malzemeleri bir araya getirmesi zor olmayan ama sunumu şık, tadı farklı 3 tarifte karar kılıyorum kendimce. Telefonda Didem hanımla da tarifler üzerinde hem fikir olduktan sonra heyecanım biraz daha artıyor. Yemek yapmak, ekrana çıkmaktan çok belirlenen o kısa zamanda yapacaklarımı yetiştirebilir miyim ve düzgün bir şekilde sunabilirmiyim ile ilgili heyecanım ve stresim.

Neyse, sonuçta sabah oluyor. Ben ekranda pişmesi yetişmeyeceği için geceden hazırladığım kekim ile yola çıkıyorum stüdyoya doğru. Orada malzemeler ile ilgili son hazırlıklar, makyaj, saç derken sıranın bana gelmesini beklerken heyecanım gitgide artıyor. Yayında reklam arası oluyor, stüdyoya mutfak kuruluyor ve hooop birisi saymaya başlıyor, yayına son … saniye :) Birden heyecanım yok oluyor ama etrafta dolaşan kameralar, her taraftan başka birşey söyleyen kişilerin şaşkınlığı ile kalan zaman da yapacaklarımı yetiştirmenin stresi kalıyor.

Pek bu heyecan ve stresle neler pişirdim, yaptıklarımı yetiştirebildim mi diye merak ediyorsunuz değil mi, işte bundan sonrasını anlatmayım çünkü zaten videoda mevcut :) Yayının tekrarını buradan izleyebilirsiniz. Ve ekranda pişirdiklerimin tariflerine ulaşmak isterseniz de, Havuçlu Rulo Salata, Talgıç Köfte ve Fesleğenli Patates Kuleri isimli tariflerimi ziyaret edebilirsiniz.

402195_303843109653144_174359465934843_748741_1020294725_n

Ve son olarak şunları söylemek istiyorum ki; ilk başta hiç düşünmeden evet dediğim için biraz pişman olmuştum ama şimdi bir kere daha canlı yayın heyecanını tatdığım ve ekranda yemek yapmanın keyfini yaşadığım için çok memnunum. (Küçük bir not; İlk kez canlı yayına çıktığım Derya Baykal’ın programı ile ilgili ayrıntılara da buradan ulaşabilirsiniz.)

Bu güzel anıya sahip olmama vesile olan herkese ve hem yayından önce hem de yayından sonra güzel sözleri ile bana destek olan herkese çok teşekkür ediyorum.

378131_303843209653134_174359465934843_748743_1734066379_n

 

Tags: , , , ,