Bir önceki yazımda anlattım ya, geçen hafta Perşembe günü benim için oldukça heyecanlı bir şekilde başladı. Ama o günkü heyacanım sadece Gülben hanımın programına konuk olmakla ilgili değildi. Programdan sonra bir de beni evde bekleyen ertesi günkü misafirlerime hazırlık heyacanı vardı. Eee misafir bu, heyecanlanacak ne var demeyin, bir de bu maceramızı anlatayım da dinleyin :)

Belki Facebook’ta beni takip ediyorsanız görmüşsünüzdür, yeni yıldan hemen önce İspanya’dan en yakın arkadaşlarımdan biri bizi ziyarete gelmişti. Ziyaretinden uzun bir zaman öncesinden başlayan konuşmalarımız, mailleşmelerimiz, benim için marketlerde dolaşması, bulduğu ilginç şeyleri fotoğraflayıp benimle paylaşması sonucunda  da kendisine uzun bir liste yapmıştım :) Sağolsun arkadaşım listemdeki herşeyi tamamlayıp İspanya’dan aklımda kalan oraya özgü bir sürü malzemeyle geldi.  İşte ben o malzemelerin fotoğrafını şurada paylaştığımda sevgili Aylin’imin yorumu ile bundan çok daha önce Paella yapmayı öğrenmek istediği durum güncellemesini bir kez daha hatırladım ve o an kendimce bir plan yapmıştım.

Fakat benim işlerim, ağırladığım misafirlerim derken araya zaman girdi ama sonunda geçen hafta bir fırsat bulup küçük bir grup ile Paella Partisi yapmayı önerebildim. 4 kişilik mini bir grup ile Deniz ürünlü Paella için gerekli malzemeleri bölüşüp Cuma günü için sözleştik. Bizde toplanıp birlikte ilk denememizi yapacaktık. Ama her zaman söylüyorum ya İstanbul’da pek sık misafir ağırlama şansımız olmadığı için konu misafir olunca ben ayarı biraz kaçırıyorum. Bu yüzden Paella olana kadar atıştırmalık birkaç şey yapayım diye mutfağa girip sonuçta neredeyse Paella yemeye halimiz kalmayacak bir duruma geldi menümüz :) Neyse ki son anda Paella’yı yaptık da aklımda kalmadı.

DSC_9305-1

Peki şimdi gelelim masamıza..

Masamızın menüsünü belirlerken aslında temanın İspanya’ya özgü kalmasını ve onların meşhur tapas barları gibi bir masa kurmayı planlamıştım. Fakat İspanya’dan getirdiğim kitabım, internetteki araştırmalarım sonucunda bunun pek de mümkün olmadığına karar verdim. Çünkü yapılabilir diye düşündüğüm tapasların çoğu deniz ürünü içeriyordu ve bu kadar çok deniz ürünü bir gündüz masasasında saçma olabilirdi. Bu yüzden ben yine atıştırmalıklardan oluşan ama bizim damak zevkimize hitap eden tarifler seçmeye çalıştım masayı hazırlarken. Tüm hazırladıklarımın tek lokmalık olmasına özen göstereceğim için ilk tarifimi seçmek zor olmadı. Masanın ilk tarifi olarak yine şu meşhur Sema arkadaşımın :) İspanya’da öğrenip benimle paylaştığı ve şimdiye kadar deneyen herkesin çok beğendiği Ton Balıklı Labneli Rulolar’da karar kıldım.

DSC_9357-1 DSC_9294-1

Çay sofralarında mini börekleri çok sevdiğim için ikinci tarifimiz de bir gece önceden zarf şeklinde sardığım servisten kısa bir süre önce kızarttığım Pastırmalı-Kaşarlı Mini Böreklerdi.

İlk 2 tarif tamamda sofranın tuzlu tariflerinden diğer ikisine sadece görüntülerine vurularak karar verdim. İlk tariflerin lezzetinden emin olduğum için sonuç başarısız olsa da aç kalmayız diye düşünmüştüm. Ama ilk kez denediğim iki tarifte şimdiden favori lezzetlerim arasına girdi diyebilirim.

Yabancı blogların birinde Pesto Soslu Milföyleri görüp çok sevmiştim. Mis gibi fesleğen kokusuyla pestoyu herkes sever diye düşünüp, yapılışa da çok pratik olunca hemen llisteye ekledim. İspanya masası kurucam derken önce Pesto sosu sonra bu pizza-ekmek ile biraz İtalyan rüzgarı da esti masada ama bu tarifte yine yabancı bir blogda görüp bunu mutlaka denemeliyim dediğim lezzetlerden biriydi. Ve pizza-ekmeğin pişerken yaydığı nefis kokudan mı, bizim acıkmış olmamızdan mı bilmiyorum ama bu lezzet sofranın en çok ve en hızlı tüketilen tarifi oldu :) (Domatesli Fesleğenli Pizza Ekmek Tarifine buradan ulaşabilirsiniz.)

DSC_9239-1 DSC_9296-1

Sofranın tüm tariflerine karar vermem kolaydı da salata konusunda çok zorlandım. Hem yeni bir şey denemek istediğim için hem de sofranın ana teması bozulmasın istediğim için bir türlü karar veremedim. Sonunda yine Sema arkadaşımın anlattığı bir tarifteki nohutları balzamik ile pişirme fikrini alıp, bu fikri salataya uyarladım. İlk kez nohut salatası yaptım ve yedim ama balzamiğin nohutlara kattığı lezzeti çok sevdim diyebilirim.

DSC_9338-1
Salata ile sofranın tuzlu tariflerini bitirmiştim. Tatlı konusuna geldiğimizde, dolapta İspanya’dan gelen Dulce de Leche olunca bunu mutlaka tariflerden birinde kullanmalıyım diyerek, bu nefis lezzetin kullanıldığı tarifleri araştırmaya başladım. Dulce De Leche’li bu kurabiyelerin kahve’den kaynaklı mozaik görüntüsünden çok hoşlandım. Kahve aromasının, İspanyolların Süt Reçeli de denilen Dulce De Leche’ye çok yakışacağını düşündüğüm için görüntüsüde şık bu kurabiyeler için hamuru yoğurmaya başladım :)

Kurabiye konusunu halledince İspanya’dan geldiğimden beri böyle bir günü bekleyen, İspanya’dan getirdiğim Crema Catalana’da tatlı menüsünde ki yerini aldı. Adından da belli olduğu gibi Katalunya asıllı bu tatlı lezzetiyle biraz Crem Brüle’yi andıran, İspanyolların 19 Mart’da kutladıkları Sant Joseph gününde geleneksel olarak pişirdikleri bir lezzet.

DSC_9245-1 DSC_9285-1

Tatlı menüsü deyince pasta olmazsa olmazlardandır elbette. Bu yüzden ne pasta yapsam diye de uzun uzun düşündüm. Ben ne tür bir pasta yapacağıma karar vermeye çalışırken eşim hep ben yokken yapıyorsun bu davetleri biz birşey göremiyoruz diye kendince trip yapınca pastanın ana malzemesini belirlemek zor olmadı :) Ertesi güne kalma ihtimali olan tek lezzet pasta olduğu için bu konuda onun sevdiği birşey olsun bari diyerek Muzlu birşey yapmaya karar verdim. Fakat muz ile hep klasik pasta tarifleri olunca daha önce denediğim birkaç tarifin değişik kısımlarını birleştirerek kendimce bir lezzet hayal ettim. Bu hayalin sonucunda da bir baktım ki Muslu Muz Rüyası çıkmış günün pastası ve son tarifi olarak karşımıza..

DSC_9255-1

Evet bu buluşmanın ana teması birlikte Paella pişirmekti ama ben konuyu abartıp ön atıştırmalık için bunları hazırlayınca, bir de masada muhabbet çok güzel olunca neredeyse vazgeçiyorduk Paella’yı yapmaktan. Neyseki son anda merakımıza yenildikte hep birlikte mutfağa girip güne asıl damgasını vuran Paella’yı da gün sonunda pişirebildik.

DSC_9316-1

Şimdi  ben bu kadar anlattıktan sonra siz bu masanın tarifleri soracaksanız biliyorum ama masayı genel olarak paylaştıktan sonra hızlıca teker teker tarifleri de vereceğim söz :) Ama tarifler gelene kadar şimdilik günün diğer fotoğraflarına bakmak isterseniz sizi buraya davet ediyorum. Ve sohbetleriyle bu masayı neşeli bir hale getirdikleri için sevgili Aylin’e Zeynep’e ve Zerrin’e teşekkür ediyorum. Ayrıca elbette sevgili komşularım Serap ve Özge’ye de..

 

Tags: , , , ,