Son zamanlarda işlerden, seyahatlerden, türlü sebeplerden katılamadığım tüm etkinlerin acısını çıkartmak, her buluşmamızda çok keyifli saatler geçirdiğimiz blogger arkadaşlarımla özlem gidermek, leziz yemekler pişirirken gülüp eğlenmek için Pril’in davetlisi olarak, mutfağa gönül vermiş herkesin gönlünde ayrı bir yeri olan MSA’daydım :)

DSC_8462 HenkelMSA280

Sanırım öncelikle söylemeliyim ki ben bulaşık yıkamayı seven biri değilim. Mümkün olsa mutfakta kirlettiğim herşeyi bulaşık makinasına sokarım. Gerçi bu seferde sevmediğim başka bir konu olan o yıkanan bulaşıkları geri yerleştirme konusu var ama yine de eğer hava çok sıcak değilse ve canım suyla oynamak istemiyorsa makinayı tercih ederim. Bu yüzden davette tanışacağımız Pril 3’lü güç ve bulaşık makinası için yeni çıkmış olan Pril Jel arasında daha giderken benim favorim Pril Jel’di :)

HenkelMSA278 HenkelMSA275

Ama tahmin edileceği gibi şimdi böyle konuşuyorum diye elde hiç bulaşık yıkamıyor değilim elbette. Birşey satın alırken bulaşık makinasında yıkanabiliyor olmasına ekstra dikkat etsemde herşeyi bulaşık makinasında yıkamak mümkün olmuyor ne yazık ki.  Hele arka arkaya birden çok şey pişirme konusu var ki, sizinde bildiğiniz gibi arada bazı şeyleri yıkayıp ortalığı toplamadan bir diğerine geçmek mümkün olmuyor ne yazık ki. Elde bulaşık yıkamayı tercih etmesem de mutfakta da çok zaman geçirdiğim için sık sık sularla ve deterjanla da haşır neşir olmak gerekiyor. Bu yüzden ben Pril’in başka bir ürünü olan ellerime herhangi bir etki yapmayan Aloe Vera’lı ürününü kullanıyorum. Ama elde bulaşık yıkamayı sevenler için yeni ultra yoğun formülü ile daha az ürünle daha çok bulaşık yıkayabilmeyi sağlayan Pril 3’lü güç daha iyi olacaktır sanıyorum. Pril Jel’e gelince ise henüz deneme fırsatı bulamadım ama en kısa zamanda deneyeceğim. Toz deterjanların arada çözünmeme derdi yüzünden uzun bir zamandır hem çamaşırlarda hem bulaşıklarda jel deterjana geçiş yapmıştım ben zaten. Pril Jel’i deneyince de sonuçlarını paylaşacağım sizlerle..

Neyse çok konuştum yine, şimdi gelelim etkinliğe.. Eh malum Aralık ayında olduğumuza göre bulaşıklarını yıkayacağımız menümüzün teması Yılbaşı Tarifleri’ydi elbette. Şef Hakan Şen’in önderliğinde sevgili partnerim Berna ile tariflerini sırayla paylaşacağım Balkabağı Çorbası, Kestaneli ve Karidesli Risotto, Rulo Hindi Göğüs hazırladık ve tatlı olarak ise Nane Likörlü Panna Cotta’ların tadına baktık.

DSC_8499

Menüdeki ilk tarifimiz benim hem yapmayı hem tadını ilk kez denediğim Balkabağı Çorbası idi. Biz ekip olarak biraz ön yargıyla yapmaya başladık aslında çorbayı yapmaya. Ama ilk kaşıktan sonra buna şu baharat çok yakışır aslında şunu da eklesek daha lezzetli olur muhabbeti eşliğinde devam ettik kahvaltı niyetine bir kase çorbayı hüpletmeye :)

Ve şimdi gelelim tarife..

Malzemeler

Çorba temeli için;

  • 300 gr balkabağı (brüt)
  • 200 ml tavuk suyu
  • 70 ml krema
  • 10 gr tereyağı
  • 10 ml beyaz balzamik sirke
  • Karabiber ve tuz

Çorbanın son hali için

  • 80 gr tavla zarı küçüklüğünde doğranmış balkabağı
  • 1 adet küp doğranmış arpacık soğan
  • 10 gr tereyağı
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 dal Frenk soğanı
  • 50 gr, balkabaklarıyla aynı boyda kesilmiş istiridye mantarı
  • Karabiber ve tuz

300 gr balkabağının kabuklarını soyup iri iri doğruyoruz. Tencereye koyup üzerine tavuk suyunu ekliyoruz ve balkabakları yumuşayana kadar pişiriyoruz.

Bu arada diğer küçük kesilmiş balkabaklarını sote etmek için tavaya tereyağını ve zeytinyağını alıyoruz. Balkabaklarını 2-3 dakika soteledikten sonra soğanları ilave ediyoruz. Orta ateş üstünde soğanlar saydamlaşana kadar kavuruyoruz ve mantarları ekliyoruz. Mantarlar suyunu salıp çektikten sonra damak tadımıza uygun miktarda taze çekilmiş karabiber ve tuz ile lezzetlendiriyoruz. Kavurma işlemi bitince tavayı ocak üstünden alıyoruz.

Bu arada tavuk suyundaki yumuşayan balkabaklarına tereyağını ekleyip, blendırdan geçiriyoruz. Koyu kıvamlı ise bu aşamada istediğimiz yoğunluğa inene kadar kaynar tavuk suyu ekleyebilirsiniz. Son olarak balzamik sirkeyi, kremayı ve damak tadınıza uygun miktarda taze çekilmiş karabiber ve tuzu ekleyip kavurduğunuz sebzeleri çorbaya döküyoruz. Karıştırıp bir taşım kaynattıktan sonra ince kıyılmış Frenk soğanı ile süsleyerek servis ediyoruz.

Günün kalan fotoğraflarına bu adresten ulaşabilirsiniz.

Afiyet olsun.

 

Tags: , , , , , , , , ,