Günlerdir kafamda yazmak istediğim kelimeler uçuşup duruyor. Bilgisayarın başına geçip bu sayfayı açıyorum ama o kelimeler tam birleşip cümle oluşturacakken bu sefer tümden uçuşup kayboluyor.

 2392278030_799f2c001a_38073645
Yazacak çok şey var! bir yerlerden başlamak gerek diyorum ama içimden hiçbirini cümlelere dökmek gelmiyor galiba aslında. Çünkü ne desem ne yazsam boş olacak gibi hissediyorum. Biz sıcak yuvalarımızın güvenli duvarları içerisinde, sanal alemlerde ülkeyi kurtarıp, 3-5 günlüğüne profil resimlerimizi değiştirip, arka arkaya girdiğimiz tepkimizi belirten! durum güncellemelerimiz ile vicdanımızı rahatlatırken her zaman olduğu gibi, ne yazıkki ateş sadece düştüğü yakıyor. Biz ancak birbirimize ne kadar üzüldüğümüzü, ne kadar sinirlendiğimizi kanıtlamaya çalışan saçma bir yarışta koşturmaktan bir adım ileri gidemiyormuşuz gibi geliyor bana. Bu olanlara şaşıran bir avuç insan olarak kalmışız da, kendi kendimize konuşup kendi kendimize dinliyormuşuz gibi hissediyorum. Haberleri okuduğumda, okuduklarımdan nelere şaşırmadığımı gördükçe hem korkuyorum hem kendimden utanıyorum, bu yüzden susup tek cümle yazamıyorum bu aralar. Dahası zaytung haberleri ile yarışan o haberleri okumak bile istemiyorum hatta.

Dedim ya en başta aslında diyecek çok şey var ama, sıcacık evimde elimde kahve biraz sonra ne pişireceğimi düşünürken, akşam sanki ülkemizde hiçbirşey olmamış gibi özenilecek hayatların yaratıldığı dizilerle dolu kanallar arasında zapping yaparken bir sürü konu hakkında ahkam kesmek saçma geliyor. Yapmaya çalıştıklarım kendi çapında minik bile olsa, o birçok minik şeyin birleşip bu ülkede büyük bir şeyleri değişitireceğine inancım  her geçen gün azalıyor. Hatta bu gittiğimiz yolda birşeyleri değiştirmek isteyenlerin, ve değiştirmek için birşeyler yapanların sayısıda gitgide azalıyor galiba..

Amaç bu mu diyorum ozaman? Birbirimize olan inancımız azaldıkça, bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesi daha hızlı yayılıyor çünkü hayatımıza. Kültürümüzün, geçmişimizin, bize öğretilenlerin aksine gitgide daha içimize kapanıp bencilleşiyor, sadece kendimizi düşünüyoruz gitgide galiba. Kendi küçük çekirdek ailmizde mutluysak, bir bilgisayar ekranın ardından bakıyoruz gibi çevremizde olanlara. Tepkimiz klavyenin tuşlarına dokunan bir kaç kelime, mouse’un bir kaç paylaş tıklaması, Facebook’taki … için 1 milyon kişi arıyoruz gruplarından ibaret mi diye merak ediyorum? ister istemez ve susuyorum!

Hem ahkam kesmek istemiyorum deyip hem de bu cümleleri kuruyorum ya yanlış anlamasın ve üstüne alınmasın kimse. Aslında bu yazı bir nevi iç hesaplaşma, bu cümleler en çok kendime belkide. Haftalardır havada uçuşan kelimelerimin bazılarının birleşip bir bütün oluşturamayan cümlelere dönmüş hali, kendime sorduğum sorularımın bir şekilde sizinle paylaşılma isteği…

 

Tags: