Bu sene İstanbul’da 4.kışım. Soğuğa, yağmura, kara, herşeye alıştım ama hala şu günlerce açmayan güneşe, sabah gri bir gökyüzüne uyanıp günü aynı tonda bitirmeye alışamadım. Kış geldi mi, bütün renklerini kaybediyor sanki bana göre İstanbul… Herşey soluyor, tüm şehir sisli bir pencerenin arkasından bakıyor bize..Hal böyle olunca da bende direk depresyon çanları çalmaya başlıyor. Biraz havalardan biraz psikolojik bir hastalık modu başlıyor.

Eh 10 gündür yine İstanbul’da güneş görünmeyince, cuma gününü de biraz ıslanmış biraz üşümüş olarak bitirince, bu haftasonu açtım ben o depresyon + hastalık karışımı modumu. Cuma akşamı eve girip, Pazartesi sabah çıktım kapıdan. Bol bol film, tembellik, battaniye, kahve, kitap,çikolata arasında gidip geldim, camdan süzülen yağmur damlalarını izleyip gökyüzünden eksilmeyen gri bulutlara bakarak…

Sonra Pazartesi sabah, toplantıya gitmek için evden çıkınca ben daha sonbahar depresyonundan kurtulamamışken kış karşıladı beni kapıda..  Kaloriferin son hız yanması, benim üşümem sadece hastalıktan değilmiş meğerse. Bir haftasonunda kar yağacak hale gelmiş hava İstanbul’da. Birden eldivenler, atkılar, bereler çıkmış ortaya, o derece!..

Ve kış geldiyse çorba sezonuda açılmıştır diyerek, aslında yazın son lezzetli domatesleri ile hazırladığım ama sizinle paylaşmaya bir türlü vakit bulamadığım bir çorba tarifi vereyim dedim bende. Bu çorba yazında güzel oluyor evet, ama soğukta çorba içmenin tadı da başka olmuyor mu sizce de?

DSC_7325-1

Malzemeler

  • 1 kg domates
  • 2 adet kuru soğan 
  • 3-4 diş sarımsak
  • 10-15 dal taze kekik (yoksa 1 tatlı kaşığı kuru kekik)
  • 3-4 dal taze nane (yoksa 1 çay kaşığı kuru nane)
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemekkaşığı şeker
  • Tuz ve taze çekilmiş karabiber
  • 3 su bardağı (750 ml) tavuk suyu yada et suyu

Bir borcama yada bir fırın kabına ortadan ikiye kestiğimiz domatesleri kesili tarafları yukarıya bakacak şekilde diziyoruz. Domateslerin üzerine ince halkalar halinde doğradığınız  soğanları, taze kekik ve naneleri yerleştiriyoruz. Sarımsakları ayıklayıp ikiye bölüyoruz ve araya serpiştiriyoruz. Hazırladığımız domates ve saoğanların üzerine zeytinyağını gezdirip, tuz, karabiber, ve şekeri serpiyoruz . Önceden 220 C’ye ısıtılmış fırında domateslerin üzeri karamelize olana kadar, yaklaşık 30 dakika boyunca pişiriyoruz.

Pişirdiğimiz domatesleri fırın kabına bıraktıkları su ile beraber büyük boy bir tencereye aktarıp üzerine 3 su bardağı sıcak tavuk suyu (veya aynı miktarda et suyu) ekleyip kaynatıyoruz.  Kaynadıktan sonra altını kısıp 10 dakika daha pişiriyoruz. Domatesler ve soğanlar iyice yumuşadıktan sonra blendırdan geçiriyoruz. Blendırdan geçirdikten sonra, çorbayı domates kabuklarından temizlemek için ince bir süzgeçten geçiriyoruz ve tuzunu karabiberini ayaraldıktan sonra sıcak olarak servis ediyoruz.

Afiyet olsun.

Tarif Cafe Fernando’nun bu tarifinde küçük değişiklikler yapılarak hazırlanmıştır.

 

Tags: , , ,