İzliyorum.. Okuyorum.. Dinliyorum..

mmm diye uzar gider bu liste :)

Bu aralar çok yazamıyorum işler yoğun falan diye sürekli bahaneler buluyorum ya, aslında bunun en büyük suçlularından biri de Facebook olabilir diye düşünüyorum son günlerde. Neden derseniz, aklıma ne gelse, ne yapsam o an şurada pat diye paylaşıyorum ve hemen cevap alıyorum ya sizlerden, iste onu çok seviyorum :) Ama orada herseyi o anda kısacıkta olsa paylasınca da biriktirip anlatacak ve blogda yazacak birşeyler bulamıyorum galiba. Bu yüzden de benim postların arası açılıyor gibi hissediyorum.

Elbette son zamanlarda pek sık mutfağa girmemem ve bir süredir buranın çehresini değiştirmek için derin düşünceler içerisinde olmamamın da ufak payları olabilir ama..

Bu seferde başka birşeye atladım evet ve neymiş peki bu çehre değiştirmek muhabbeti dediğinizi duyar gibiyim..

Şöyle ki, bu blogu ilk açarken niyetim herseyden bahsetmek olduğu için isim olarak Hayatın Ta Kendisi’ni seçmiştim. Çünkü sizlerle hayatımın kesitlerini paylaşmak istemiştim. Bu yüzden genelde sadece tarif yazmamaya hep önüne birseyler karalamaya çalıştım. Ama son günlerde, ya kafamdakileri toparlayıp bir bütün haline getiremediğim, ya cümlelere dökebildiklerimi tarifler ile birleştiremediğim yada yazdıklarım çok uzun olunca sizi sıkmamak için her istediğimi paylaşamıyorum. Eh dediğim gibi birde bunun üzerine Facebook’un anında cevap almayı sağlayan interaktivitesi eklenip günlük paylaşımlar oraya kayınca bu blog bir türlü istediğim havaya bürünemedi gibi hep birseyler eksik gibi hissediyorum. Ve bugünlerde işte o havaya büründürmeye çalışıyorum işlerden vakit buldukça. Yavaştan kış gelip evlere çekilmeye başladığımıza göre bu kış derler toparlarım aklımdakileri diye umuyorum…

clipart-illustration_movie

Ama bu sürede paylaşım yapmayacak mıyız? Elbette hayır. Burası şekillenene kadar şimdilik güzel bir çözüm bulduğumu düşünüyorum kendimce. Bugünden itibaren Facebook’ta bir kaç yeni albüm oluşturuyorum. Bunlardan ilkine “İzliyorummm!” ile başlıyorum. Hani dedik ya kış geldi yavaştan evlere girmeye başladık diye. Böylece bol bol film, popcorn, yağmuru izleme, battaniye, kahve keyfide başladı demek bana göre. Sinema eleştirmeni değilim, çok da iddialı değilim bu konularda ama işte o izlediğim filmler hakkındaki kendimce genel yorumlarımı, sevip sevmediğimi bu albümde paylaşmaya çalışacağım sizlerle. Siz de altına yorum yapabileceğinize göre fikirlerimizi paylaşırız böylece ne dersiniz? Bugün filmler ile başlıyorum ama hemen arkasından, Okuyorummm, Dinliyorummm gibi albümlerinde bizlerle olacağının haberini vermek istiyorum :)

 

Tags: , ,

 
 

About the author

More posts by | Visit the site of Yasemin SÜMENGEN

 

Facebook Yorumları:


1 Comment

  • adaş ben de aynen bu düşüncelerle blogu açarken adını ordan burdan hayattan koymuştum hayattaki herşeyden azar azar paylaşayım diye. sonra bir baktım ki yemek olmuş hayatımın her anı. bence çok iyi fikir bu, seviyorum o tarz blogları ben okumayı. seni takipteyim sevgiler

     
 

 

Add a comment

required

required

optional