Gezi yazısı yazma konusunda çok kötüyüm sanırım. İtalya’ya özel birşey mi bilmiyorum ama bir haftalık geziyi yazmam bir yıldan fazla sürdü :) Bu kadar zamanda tüm söylemek istediklerim bitti mi? Ne yazık ki hayır :) Ama yine de artık İtalya’ya küçük bir mola verip yeni sulara yelken açma vakti geldi sanırım.

İtalya’ya bir haftalık vize için başvurup 6 aylık Schengen alınca, İtalya’dan döndükten birkaç ay sonra vizemiz bitmeden bunu değerlendirelim diyerek yeni yerler bakınmaya başladık. Çok iznimiz yok, yakınlarda birkaç günde gezilebilecek küçük bir yer seçmeye çalışırken Çek Cumhuriyetinin masalsı başkenti Prag’da karar kıldık.

Bir önceki tur maceramızdan dilimiz yandığı için bu sefer niyetimiz kendi başımıza gitmekti aslında. Ama sonra Kuzey Tur ile karşılaşıp dilediğimiz oteli seçme şansımız ve dilediğimiz gün yola çıkma şansımız olduğunu duyunca ve fiyatlar bu şekilde çok daha uygun olunca biraz tereddüt ederek de olsa yine tur ile gitmeye karar verdik. Kendimize güzel bir otel seçip yolculuğumuzu bu sefer Kuzey Tur ile ayarladık. İstanbul’dan hergün Thy ile Prag’a hareket eden Kuzey Tur bir tek kişi bile olsanız turu gerçekleştiriyor denilmesine rağmen açıkçası giderken biz yine de endişeliydik. Ve Thy’nın her zamanki halleri ile uçağımız 1 saat rotar yapınca gittiğimizde bizi karşılayacak kimse olucak mı olmucak mı diye düşünerek gittik.

Biz noel zamanına denk getirmek için Aralığın ilk haftası, soğuk bir İstanbul sabahında yola çıktık. Daha önce bahsettiğim gibi 1 saat rotar olunca yolculuğumuz biraz endişeli başlasa da, uçakta yanımıza Prag’da okuyan bir Türk öğrenci denk gelince nerelere gidilir, nerelerde ne yenir ile ilgili süper tüyolar alırken bu endişeleri unuttuk.

IMG_8320 IMG_8323

*** Prag Ruzyne Havalanı

Biz İstanbul’a soğuk derken indiğimizde gri ve çok daha soğuk bir Prag gününe merhaba dedik. İner inmez endişlerimizin yersiz olduğun tur rehberimizin bizi beklediğini görünce rahatlamadık desek yalam olur :) Sonrasında turumuzun sadece 4’ümüzü içerdiğini ve bizden başka kimse olmadığını görünce daha sevindik. Rehberimizin arabasına atlayıp öncelikle otele gittik. Otele giderken de elbette arabayla da olsa yoldaki manzaraları ihmal etmedik.

Mimarisiyle ünlü bu şehre girerken ilk önce Frank Gehry’nin yaptığı  ünlü “dans eden bina”yı gördük. Adından da anlaşılacağı gibi dans eden bir kadın ve erkeği temsil ettiği söylenen bu binanın bir diğer takma adı ise Sarhoş bina imiş. Biz gidemesekte bu binanın çatı katında harika Prag manzarasına sahip bir Fransız restaurant olduğunu öğrendik.

IMG_8296 IMG_8300

*** Dans Eden Bina

Otele varınca giriş işlemlerini yapıp eşyalarımızı odalara koyar koymaz ise şehir turu için yola koyulduk. Rehberimizin arabası ile genelde şehir merkezinden yukarılara yürüyenlerin aksine, kale bölgesine çıkıp aşağı doğru yürümeye başladık. Mimarisine hiç geçmeden önce düzenden ve yollardan etkilendiğimi belirtmeliyim. Şehrin temizliği ve düzeni binaların masalsı halini tamamlamış kesinlikle.

DSC_0016 DSC_0034

*** Prag Sokakları

Pragda herşey öyle bir bütün halindeki şehir sizi bugünden alıp geçmişe götürüyor. Rehberimizden öğrendiğimize göre Rönesans, Barok ve Gotik mimarinin izlerini taşıyan şehirdeki bu binalar bizim gibi mimari ile yakından uzaktan ilginiz olmasa dahi sizi büyülüyor. Neredeyse her bina ayrı ayrı karşısına geçip kendisini uzun uzun şaşkınlıkla izlemenize sebep oluyor.

DSC_0029 DSC_0043

*** Prag Mimarisi

Yukarıdan kaleye doğru inerken ilk önce bizi önünde iki askerin nöbet tuttuğu Cumhurbaşkanlığı Ana Sarayı karşılıyor. Arka arkaya iki kapıdan geçince etrafı Cumhurbaşkanlığı sarayı ve residansı olarak kullanılan binalar ile çevrili bir bahçe bulunuyor.

DSC_0052 DSC_0095

*** Cumhurbaşkanlığı Sarayı Girişi

Sarayın içerisindeki iki avludan geçtikten sonra üçüncü avluda bizi şüphesiz gotik mimarisi ile Prag’ın en etkileyici binalarından biri olan St.Vitus Katedrali bulunuyor. 1344 yılında 4.Charles tarafından yaptırılan bu katedralin dış yüzünde genelde ürkütücü heykeller göze çarpıyor. Ve rehberimizden öğreniyoruz ki bu yaratık figürleri kötü ruhları kovmak için eklenmiş ve bu katedralin yapımı 600 yıl sürmüş.

DSC_0056 DSC_0067

*** St. Vitus Katedrali

Saat geç olduğu için biz katedralin içini gezemeden ama sadece dış görüntüsüyle bile hayran olmuş bir şekilde ayrılıyoruz buradan. Katedralin görkemli yapısıyla etkilenip kendimizden geçmişken hemen dışarıda bu seferde bizi harika bir Prag manzarası bekliyor. Yola devam etmeden önce soğuk havaya rağmen burada durup bir süre izliyoruz yeni tanıştığımız bu romantik şehri.

DSC_0123

Fotoğrafların kalanına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Tags: , , , , , , , , ,