Hikayesi ve anısı olan tarifleri yapmayı çok seviyorum..

Siz de öylemisiniz bilmiyorum? Ben kitapları açıp rastgele bir tarif denemektense bir şekilde kendimle bir bağ kurduğum kişilerin tariflerini denemeyi tercih ediyorum genelde.. Ya sürekli okuduğum bir blogun ya sevdiğim bir komşumun yada bana çocukluğumdan kalan lezzetlerin tariflerini deniyorum.

İşte bu tarifin hikayeside sevdiğim bloglardan birine dayanıyor. Son zamanlarda bizim ülkemizde de büyük yankı uyandıran, facebooktaki paylaşımlar sayesinde olduça dikkat çeken bir blogtan bahsediyorum. Hani şu reklam sektöründe çalışan bir annenin minik kızı uyurken onun rüyalarını çekerek paylaştığı Mila’s Daydreams adlı blog. Eşim ve bende bu yaratıcı blogla yakın zamanda tanışıp hergün yeni bir fotoğraf var mı diye kontrol eden fanlarından biri olmuştuk ki, kızının fotoğraflarını alıp reklam bannerlarında izinsiz şekilde kullananlar yüzünden artık fotoğraf yayınlamayacağını bildiren yazısını okuyunca çok üzüldük. Evet her zaman herşeyde olduğu gibi emeğe ve yaratıcılığa saygı duymayanlar yüzünden artık Mila’nın gündüz düşlerine ortak olamıyoruz ama yaratıcı çalışmaları için hala takip ediyoruz biz Mila’nın annesi Adele’yi..

DSC_0643-1

Ve bu tarifte ona ait.. İskandinav usulü Baharatlı Kek. Adele İskandinav yemeklerinin genellikle baharatsız olduğunu ama bu kekin bir istisna olduğunu söylemiş.. hatta bu kekin aromasının da insanın başını döndürdüğünü eklemiş.

Ben tarife dışarıdayken eşimden gelen, bu keki yapmamı rica eden :) bir mail sayesinde ulaştım. Açıkçası tarifi okuyunca biraz da şaşırdım. Çünkü bzimkisi böyle baharatlı lezzetleri sevmez pek, nasıl oldu da bunu istedi diye düşünmeme ve içeriği görünce kekin lezzetinden şüphe etmeme rağmen yine de Adele’ye olan sevgim ve hayranlığım ile eşimin isteğini kırmamak için denemeye karar verdim. Eve dönerken malzemeleri tamamlayıp kendimce ufak değişiklikler ile hazırladım. Ne yalan söyleyim keki fırına verip kapta kalan kısmın tadına bakana kadar da tadıyla ilgili şüphelerim son bulmamıştı.. Fırından kekin kokusu gelmeye başladığında ben de ortalığı toplamaya başlamıştım ki kaşığa bulaşan hamurun tadına bakayım bari dedim. Ön yargılarımın sonu ve kekin lezzeti ile ilgili şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki kek fırında olmasa o hamuru çiğ bile yiyebilirmişim :))

Malzemeler

  • 1,5 su bardağı esmer şeker
  • 1/2 su bardağı beyaz şeker
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 çay kaşığı kakule (yoksa kullanmayabilirsiniz)
  • 2 çay kaşığı tarçın
  • 2 çay kaşığı zencefil
  • 2 çay kaşığı karanfil (5-6 adet karanfili dövüp toz olarak ekleyebilirsiniz)
  • 1 çay kaşığı yenibahar
  • 1 çay kaşığı muskat
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 3 adet yumurta

Bir kapta yumurta, yoğurt, sıvı yağ ve sütü çaırpıyoruz. Başka bir kapta kalan tüm malzemeleri (un, kakao,şeker ve baharatlar) tahta bir kaşık yardımıyla karıştırıyoruz. Sıvı karışımı kuru karışıma ekleyip tahta kaşık yarıdmyla homojen bir karışım elde edene ve çok karıştırmamaya özen göstererek sadece tüm kuru malzemeler ıslanana kadar karıştırıyoruz.

Hazırladığımız karışımı kek kalıbına döküp 175 C’ye ısıttığımız fırında 45 dakika pişiriyoruz. Üzerine pudra şekeri ve tarçın serperek süsleyebilirsiniz.

DSC_0655-1

Afiyet olsun.

 

Tags: , , , , , ,