Artık hava-su yazmaktan sıkıldım ama sağolsun bu İstanbul’da başka birşey yazmama izin vermiyor ki. Bütün kış bekledikten ve üşüdükten sonra neredeyse Temmuz’un ortası oldu, “oh yaz geldi, ne güzel, sıcak oldu.” diyemedim. Tamam ben biraz ekstra üşüyen bir insan olabilirim ama benim için bile hala üşüyor olmam normal mi ama ya? Hala 2 gün güneş kendini gösterince yaşasın yaz geliyor desem 3. gün bana inat, yağmur çamur rüzgar sular seller oluyor bu şehirde. Tam, ben bu şehri seviyorum canım, alışıyorum artık desem bana gıcıklık ediyor. Olmuyor ama böyle. İsyan ediyorum artık! hem havaya, hem de herşeyin olduğu gibi doğanın da dengesini bozan bizlere…
Bakınız işte bir haftasonunu daha bol bulutla ve yağmurla karşılıyoruz. Hatta bütün hafta içi günlük güneşlik oldukta sonra haftasonunun böyle geçeceğini öğrendikten sonra; aslında bu vakitlerde, güneş, deniz, havuz, mangal hayalleri kurmak gerekirken biz ancak evde oturup hangi filmi seyretsek acaba planları yapabiliyoruz. Bu yüzden de çok eğlenceli yazılar yazamıyorum sizlere.
Ama neyse, yağmur bizi eve kapanmaya mecbur etmişken son zamanlardaki tembelliğimi bir kenara bırakır, yeni tarifler yeni yazılar yazarım bende diye umarak Polyannacılık yapıyorum şimdilik bende.
Ve eğer sizde evde oturuyorsanız, bolbol vaktiniz varsa :) denemenizi tavsiye edeceğim bir tarife geçiyorum.
Malzemeler
- 2 adet kuzu incik
- 2 adet patates
- 2 adet domates
- 10-12 adet arpacık soğan
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 su bardağı sıcak su
- 2 yemek kaşığı sıvı yağ + 1 tatlı kaşığı tereyağı
- Tuz, Karabiber
Kuzu inciklerimizin sığabileceği genişlikte teflon bir tencereye, sıvı yağ ve tereyağını koyup tereyağı eriyene kadar ısıtıyoruz. Kuzu incikleri tencereye alıp, ocağın altını kısıyoruz. Mümkün olduğunca kısık ateşte arada incikleri sağa sola çevirerek bir süre kendi suları ile pişip kızarmalarını bekliyoruz. İnciklerimizin rengi değiştikten sonra tencereye soğanları alıp, hafif karamelize olana kadar pişirmeye devam ediyoruz. Daha sonra kabuklarını soyup küp küp doğradığımız domatesleri ekliyoruz ve domatesler yumuşayana kadar 5 dakika daha pişiriyoruz. Bu sırada sıcak suyumuzu salçayı ekleyip erimesini sağlıyoruz. Domateslerimiz yumuşadıktan sonra salçalı su ve küp küp doğranmış patateslerimizi de tencereye alıyoruz. Tuz ve karabiber ile tatlandırdıktan sonra patatesler iyice yumuşayana kadar kısık ateşte pişirmeye devam ediyoruz.
Afiyet olsun.

8 Comments
Ah keşke buraya da yagsa sıcak hava nefesimizi kesti nerdeyse. Sıcaga tahammül edemiyorum hele 47 derece olunca…. :))) Sabahtan akşam gec saatlere kadar kendimi klimalı odaya kapatıyorum.
Tarif harika, görüntüsü de iştahaçıcı :)) ellerinize saglık.
Sevdiğim bu şiir havayı biraz yumuşatacaktır umarım Yasemin hanım…
Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan
Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
Çalan, çaldıran, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbul
Şehre bir yağmur yağdı
Ben ağladım
Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan
Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses
Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü
yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden
Bir şehre yağmur yağdı
Ben ağladım
Kim daha çok yalan söndürdü çay
bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?
Yağmur şehre bir yağdı
Ben ağladım
Ben ençok seni götürdüm giderken
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben…
Yağmur…
Ağladım…
YILMAZ ERDOĞAN
*
Yağmur bazen içimize kapanır
kendimize açar kapılarımızı
kuzu incik tarifi yaptırır
ağız sulanır
iyi ki yağmur yağmur yağmış
dedirtircesine
Kelimelerinizin tarifinde yolculuğa devam…
elinize sağlık.acaba hiç kuzuincik olduğundan dolayı koku oluyor mu.denemek istiyorum.tşk ederim
@oya, Kuzu etini bende pek sevmiyorum aslında Oya hanım. Ama incikte pek koku olmuyor. Eğer rahatsız olacağınızı düşünüyoranız siz yağı ısıttığınızda, incikleri koymadan önce içerisine 1 çay kaşığı kadar kekik koyarsanız, hiç koku kalmayacaktır.
Sevgiler
ELLERİNE SAĞLIK KUZU İNCİĞE BAYILIRIM BEN ET SEVER OLARAK MMM
@Aylin, Et severler için harika bir seçim :)
Burada da yağsa biraz, gerçi çevre illerde yağınca burada ılık bir rüzgar esiyor :)
oradan buraya yolla canım bulutları :)
eline sağlık
@zehra, Valla İstanbul’da tüm Türkiye’ye yeticek bulut var Zehra’cıım bu sene :) birazıda sizin olsun