Bugünlerde yeni tarifler yok. Yine, yeni denemeler var hayatımda ama şimdilik mutfağın dışında.. hayatımın başka kısımlarında… O yüzden kimi zaman depresif, kimi zaman özlemli, kimi zaman çoşkulu yazılarım var sadece düşündüklerimi kelimelere dökebildiğim kadarıyla.

2010 bir geldi tam geldi bana göre. Hangi gezegenin etkisiyse gelir gelmez karman çorman etti beni. Ya da belkide 30 yaş sendromudur kendisi :)

Adı her neyse bunun “Geçen zamanı.. gelecek anları.. yaptıklarımı. yapmadıklarımı.. yapamadıklarımı.. nereden geldiğimi.. nerede olduğumu.. nereye gittiğimi.. ne istediğimi.. ne istemediğimi.. sevdiklerimi.. sevmediklerimi.. dostluklarımı.. paylaştıklarımı.. paylaşamadıklarımı.. nedenleri.. niçinleri..” sorgulatıyor sürekli bugünlerde bana.

Günlük hayatımın koşuşturmacasında, alışkanlıklarla, yorgunlukla, kabullenmişlikle, bıkkınlıkla, dayatılan ön yargılarla, çeşitli korkularla kenara attığım aslında beni ben yapan ama uzun zamandır üzerinde düşünmediğimi fark ettiğim duygularımı, düşüncelerimi sorgulatıyor.

how-to-change-your-life-and-be-successful

Hayatı akışına bırakmamamı, her anını hissederek geçirmem gerektiğini öğretiyor yeniden. Hepimizin bildiği ama nedense gerçekleştirmeyi bir türlü başaramadığımız o yarın yokmuş gibi yaşamayı hatırlatıyor ısrarla.

Evet yaptıklarım çok bu hayatta ama nedense hep yapamadıklarım var bugünlerde aklımda. Ve bu yüzden karışığım bu kadar belkide… Yapmak isteklerimi yapabilecek herşeye sahipken, nasılsa yarın var diyerek hep ertelememize bu kızgınlığım. Hala elimizdeki fırsatları değerlendirmeyi öğrenememekten, kaybedinceye kadar elimizdekilerin kıymetini bilememekten bu eksikliğim.

Şimdi düşünüyorum; sevdiğim ama en son ne zaman yaptığımı haırlamadığım şeyleri… Ne kadar çoklar! inanamıyorum. Bir liste yapmalıyım kendime belkide. Özlediğim, yapmak istediğim ama hep ertelediğim bu küçük şeylerle ilgili.

 

Tags: , , , ,