Kas
29
2009

En son yazıyı yayınlayalı ne kadar oldu unuttum! Her tatil öncesi olduğu gibi artan işlere bir de fuar telaşı eklenince, yeni bir şey denemekte iki satır yazmakta hayal oldu ne yazıkki.
Nutellalı kurabiyelerin miss gibi kokusu çakıldı kaldı ekrana
Neyse ki bu tatil, dinlenmek adına kurtarıcı oldu bize. Yine tatil diyorum adına bu bayramında! Çünkü İzmir’e gitmeyince, yanımızda sevdiklerimiz olmayınca bayram olamadı yine bize.
Bu bayram yine ve bir kez daha anladım ki; Bayram demek kesinlikle insanın ailesiyle, sevdikleriyle birlikte olması demek…
Bu arada biraz geç oldu ama, Sevdiklerinizle birlikte mutlu ve huzurlu bir bayram diliyorum…
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 6.1/10 (14 votes cast)
Kas
11
2009
Duruyorum duruyorum sonra abartıyorum sanırım biraz
Bir ortası yok hiç yaptıklarımın… Ya hiçbirşey yapmıyorum, ya da böyle lezzetli ve bir o kadar da bol kalorili yiyecekler yapıyorum gecenin bir vakti.
Ama çikolata deyince akan sular duruyor bende. Aklıma düşünce ne saatin önemi kalıyor, ne de kalorilerin.
İşte bu kurabiyeler de Pembe Tatlarda gördüğüm an aklıma düştü ve hayali, yapana kadar bana rahat vermedi
Hele pişerken etrafa yaydığı koku!…
değil benim gibi çikolata fanatiklerini, çikolatayı sevmeyenleri bile kesinlikle baştan çıkarabilir.
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 6.3/10 (9 votes cast)
Kas
04
2009

Ne zaman birkaç gün üst üste yağmur yağsa, aklıma takılır, dilime dolanır hemen bu şiir. Neredeyse bir haftadır aralıksız yağmur yağınca İstanbul’da işte yine geldi yerleşti aklıma…
Henüz dinlemediyseniz ve sizin olduğunuz yerde de yağmur yağıyorsa; sıcak bir kahve alıp camın önüne geçmenizi, bu şiiri ve daha başkalarını Peter Gabriel’in Passion ile Giora Feidman’ın Viva el Klezmer’inden seçilmiş fon müzikleri eşliğinde, Ahmet Telli’nin kendi sesinden dinlemenizi de öneririm.
Continue Reading »
VN:F [1.1.6_502]
Rating: 6.4/10 (8 votes cast)
Kas
03
2009

Uzun zaman oldu sesim sedam çıkmayalı farkındayım. Yine tatilin affına sığınacağım, arkasına saklanacağım sanırım. Benim tatiller böyle oluyor. 3 günlük tatilin konsantrasyon kaybı bir haftamı etkiliyor. Gitmeden 3 gün önceden başlıyor heyecanı, eh dönüştede en az 3 gün adaptasyon süreci. İşte gitti bitti on gün
Küçük bir kaçamak yakalamışken 29 Ekim’de, İzmir’de aldım yine soluğu. İzmir yazın son demlerini yaşarken, yazdan çalma günler yaşadım özlediklerim ile, İstanbul’daki kışa inat. Yavaş yavaş batırdım güneşi, keyifle ve sukunetle, İstanbul’daki kargaşa ve koşuşturmacaya inat.
Hal böyle olunca, yazmak nerede kaldı? unuttum gitti…

VN:F [1.1.6_502]
Rating: 6.0/10 (3 votes cast)