Neredeyse bir ay olmasına rağmen neden çıkamadım ben bu tatil modundan bir türlü bilmiyorum İşte, evde herşeyde ciddi bir konsantrasyon eksikliğim var nedense. Kafamı toparlayıp, gerçekten isteyip iki satır bile yazamadım ne zamandır.

Ama artık yenilenmenin, sil baştan yapmanın vakti geldi sanki. Yeni bir ay, yeni bir mevsim…

Sonbaharın hüznümü acaba üzerimdeki? İstanbul’a çoktan geldi aslında sonbahar. Ama biz İzmirliler alışık değiliz ne de olsa ne İlkbahara, ne de Sonbahara. Bize göre yıl 8 ay yazdır. Bir gün kısa kolluyla gezerken, ertesi gün mont giymeniz gerekir birden. Aaaa kış geldi demeden aynı hızla geçer gider kış. Yine güneş açar, gökyüzüyle birlikte yüreğinizde de.

Belki de burda yüzünü pek göstermeyen ve bana göre İzmir’deki gibi parlamayan güneş yüzünden olabilir mi? bu depresyonum. Bilmiyorum!

Aslında aklımda bir türlü yazamadığım tatili yazmak vardı bugün ama bu kadar depresif başlamışken tatilin de olumsuzluklarından başlayım dedim önce. Turla gitmeyi düşünenlere ve hangi turu seçeceğine karar veremeyenlere faydası olabilir belki diye…

IMAGE_137

Yorucu geçen uzun bir iş yılının sonunda, yaz sonunda planlamıştık biz tatilimizi. İlk yurt dışı çıkışımız olacağı içinde turla gitmenin daha kolay ve sorunsuz olacağını düşünmüştük. Sadece otel ve uçak ayarlamaya göre turların fiyatlarının inanılmaz avantajlı olmasının da etkisi oldu tabii bu kararımızda. Sonuç olarak büyük olduğu için kaliteli ve özenli olacağını düşündüğümüz ETS tur ile gitmekte karar kıldık.

Ama daha uçakta zorla ekstra tur satmaya çalışan, hatta nerdeyse zorlayan bir rehberle başladık turumuza. Nerde yemek yiyeceğimizden nerde alışveriş yapacağımıza kadar karar veren, işin kötüsü bunu antipatik bir dille sunan neredeyse başka seçenek bırakmayan bir rehber ile.

Tüm turun ektra tur satabilmek adına düzenlenmiş olması ve ekstra turların ekstra pahalı olması çok sıkıcıydı. Bizim tura 4 kişi katılmış olmamız ve sürü psikolojiisini sevmemiz nedeniyle biz mümkün olduğunca kendimiz dolaştık fakat otellerin şehir merkezine uzaklığı belirli noktalarda tura bağımlı hale getirdi bizide. Bu yüzden eğer turla gitmeyi seçicekseniz, bizim düştüğümüz acemiliğe düşmeyip kesinlikle otellerin şehir merkezinde olduğu bir tur seçmenizi öneriyorum öncelikle. Baştan belkide biraz fazla ödemeniz gereken ücret, daha sonra şehre ulaşım ücretlerini düşündüğünüzde kesinlikle çok daha ucuza geliyor. Böylece kendi keyfinize göre kendi istediğiniz saatlerde ve kendi beğendiğiniz yerde dilediğinizce vakit geçirebilirsiniz. Çünkü turla dolaşmanın bir diğer dezavantajı ise kısacık zamanda (kalan zamanları hep ekstra turlara ayırmak istedikleri için) size herşeyi gösterebilmek adına, her yerin sadece dışını gösterip size ancak fotoğraf çekecek kadar zaman tanımaları. Buraya kadar olan kısım belkide her turda yaşanabilecek aksaklıklar ama bizim turumuzun sonu gerçekten eşine az rastlanır bir eziyetti.

Tura 4 kişi katılmamız ve kendi başımıza dolaşma şansımız olması nedeniyle kendimizi bu antipatik olaylardan mümkün olduğunca uzak tutmamız dönüşte yaşanan rezaletten kaçabilmemizi sağlamadı yinede.
Çünkü cumartesi gece 02:15’te kalkması gereken uçağımız tam 21 saat rötarla ertesi gece 23:00 da kalkabildi. Ve bu sürenin 12 saatini 160 ETS yolcusu İtalya havaalanında bekleyerek geçirdik.

Tüm gün gezdikten sonra akşam 23’de alana gelip ertesi gün öğlene kadar o yorgunlukla ve hiçbir açıklama yapılmadan, karşımızda herhangi bir muhatap bulamadan uykusuz ve üşüyerek havaalanında bekletildik.
Gece bizi almaya gelecek uçağın hidrolik sistemlerinin arıza yaptığı ve Ets yada Atlasjet’in 3 kuruş daha az ödeyerek gece teknik servis anlaşması yapmadıkları için servisin ancak sabah 7de geleceği bilinmesine rağmen bize tüm gece 1 saat aralıklarla rötar verip sabaha kadar sürekli az sonra kalkıyoruz diyerek resmen oyalandık.
Aramızda hamilelerin, yaşlıların bulunmasına, alanın klima sisteminin çok soğuk olmasına ve insanların üzerinde tatile uygun ince kıyafetler olmasına rağmen geceyi havaalanı sandalyelerin üzerinde, bavullarımıza ulaşamadan geçirmek zorunda kaldık.
Artık saatler öğlen 12’yi bulduğunda ve insanların sinir sistemi bozulup sabrı taştığında, sesler yükselmeye başlayıp kavgalar çıktığında İtalyan yetkililerin uyarısı ve zoruyla, bu uçağın uçamayacağını ve Türkiye’den yeni bir uçak gelmesinin gerektiğini söyleyerek, geceden yapılması gerekeni yapıp bizi havaalanında bir otele götürmek zorunda kaldılar. Ve uçağımız ancak normal dönüşümüzden sonraki gece saat 23:00 da kalkabildi.
Pazartesi iş başı yapacak herkes işlerinden oldu. İstanbul’dan aktarma yapacak herkes uçaklarını kaçırdı. İstanbul’a varabildiğimizde kimsede tatilden yada İtalya’nın büyüsünden eser kalmamıştı. Herkes yorgunluktan bitmiş, üşütüp hasta olmuş, sinir sistemi bozulmuş bir şekilde evine dönebildi.
Ve en çok sinirlendiğimiz nokta, kimsenin açıklama yapmaması, hatasını üstlenmemesi, insanları cahil yerine koyarak sürekli tüm suçun İtalya havaalanı gibi gösterilmeye çalışılması oldu. Bu yüzden eğer Tur ile İtalya’ya gidicekseniz hatta ETS turu seçicekseniz, kesinlikle 2 kere düşünmenizi tavsiye ediyorum.

Tabiii anlattığım bu kadar olumsuzluğa rağmen tatil kesinlikle bir fiyasko değildi. Tüm bu aksaklıklara rağmen İtalya inanılmaz etkileyiciydi. Ama tatilin ve anıların güzel kısımları, arayı bir daha bukadar uzatmadan sonraki postlarda.

 

Tags: , , , ,