Kartalkaya-Haftasonu Kaçamağı

Hazır haftasonuna gelmişken ve yarın iş için sabahın köründe uyanma telaşım yokken, geçen hafta yaptığımız harika kaçamaktan bahsedeyim. Değişik birşeyler denemek isteyenlere, bizim gibi kar’ı özleyenlere, hatta hiç ömründe bu kadar çok kar’ı bir arada görmemişlere, kar’a doymak isteyenlere, bembeyaz bir manzarayla uyanmak isteyenlere alternatif olsun diye….

page

Bizim grubumuzdaki herkes çalışanlardan oluştuğu için, bu harika tatil için tek şansımız haftasonuydu. O yüzden Cumartesi sabah, daha İstanbul uyurken, erkenden yollara düştük. Önümüzde bizi bekleyen 300 km’lik bir yol vardı. Bir önceki günün, bir önceki haftanın iş yorgunluğunu daha atamamışken, sabah 5’te kalkınca, ilk başta hepimizden ‘biz delimiyiz?? ne zorumuz var bu saatte yollarda??” düşünceleri ve sesleri yükselsede, güneşin doğuşu ve yolun kenarlarında yavaş yavaş görünmeye başlayan karlar bizi kendimize getirdi.

page

Bolu Tüneline gelmeden önce her yer beyaza bürünmüştü bile. Dağa çıkmaya başladığımızda ise artık tamamen uyanmış ve karnımızın acıktığını hissetmeye başlamıştık. Tabii ki öyle temiz bir havada ve manzarada, acıkmamak imkansız.

Dağ yolunda karşımıza çıkan, köy evlerinden restauranta dönüştürülmüş mekanlardan birinde, şöminenin başında tazecik ve inanılmaz lezzetli yiyeceklerle kahvaltımızı yaptıktan sonra, (sanırım çok acıkmış olmalıyım ki bu kısımdan pek fotoğraf yok!) gitgide beyaza bürünen etrafımızdan gözlerimizi alamayarak, hayranlıkla bu eşsiz bir manzarayı izleyerek ve temiz hava sayesinde tamemen ayılmış olarak yolumuza devam ettik.

Bu arada Dağ yoluna döndükten sonra, her 200 metrede bir size zincir satmaya, kiralamaya çalışan, yada zincirinizi takmak isteyen; yöredeki kendine bundan geçim kaynağı edinmiş halk ile karşılaşacaksınız. Bu yüzden giderken arabamda zincir yok yada zincir takmayı bilmiyorum, nasıl çıkarım diye düşünmenize gerek yok.

page1

Uludağ kadar, çok otel olmayan ve orası kadar kalabalık olmayan Kartalkaya, sanırım daha çok dinlenmek isteyenlerin yada kaymak isteyenlerin mekanı.

Konaklama için dağda seçilebilecek sanırım 4 otel arasından biz Grand Kartal Otel‘i seçtik. Tabiiki bu seçimi bizim adımıza, daha önce Kartalkaya’ya sık sık gitmiş ve pistleri iyi tanıyan arkadaşımız (onun dışındaki hepimiz acemi olduğumuz için) en rahat öğrenebileceğimiz pisti seçerek yaptı.

Oralara kadar gitmişken tabiiki sadece manzarayı izlemekle kalmadık, bol bol düşsekte bir tarafımızı sakatlamadan biraz snowboard denemesi yaptık. Bizim kaldığımız haftasonu boyunca kar incecik yağmaya devam ettiği için, karlar yumuşacıktı ve düşmek bile eğlenceliydi. Bugüne kadar hiç denemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim.

İlk etapta Grand Kartal Otel’i sadece rahatlıkla kayabileceğimiz pisti olması nedeniyle seçmiş olsakta, sonradan bu kararımızdan çok memnunluk duyduk.

Herşey dahil çalışan otellerin yemekleri genelde kötü olur teorimi, çürütücek kadar lezzetliydi yemekler. Ve yine herşey dahil otellerde görmeye alışık olmadığım kadar çok ve kibarlıkla hizmet eden garsonlar vardı her yerde.

Fiyatlar tabiiki şu an sezon olduğu için haftasonu oldukça pahalı olmasına rağmen, hafta içi gitme şansınız varsa neredeyse yarı yarıya düşüyor.

Ayrıca kaymak, çocuklar içinde enerjilerini atmaları açısından oldukça güzel bir spor sanırım. Gündüz kayak pistlerinde, 4-5 yaşında olmalarına rağmen harika kayan çocukları görmenize ve hatta belki benim gibi kıskanmanıza ve bende kaymalıyım diye hırslanmanıza rağmen, yemekte nerdeyse hiç çocuk göremiyorsunuz :) o saate kadar hala dayanabilenlerde yemekte uyuyakalıyor :)))

IMG_4139-1 IMG_4134-1

Çok kısa bir süre kalabilme şansımız olmasına rağmen, gecesinden ayrı gündüzünden ayrı keyif aldığım bir kaçamak oldu bu tatil benim için. Bu organizasyonu gerçekleştiren arkadaşlarımıza buradan da tekrar teşekkür ederim :))

IMG_4118-1

Umarım bir gün sizinde yolunuzun düşme şansı olur bu harika mekana…

 

Tags: , ,

 
 

About the author

More posts by | Visit the site of Yasemin SÜMENGEN

 

Facebook Yorumları:


5 Comments

  • canım yaaa ne güzel anlatmışın imrendim valla okurken çok iyi yapmışınız …

     
  • Çok keyifliymiş gerçekten de . Resimler de şahane. Ben kara hasret bir Adanalı olarak daha bir çok seviyorum karı. :) Arada böyle kaçamaklar yapmak lazım. Kahvaltı için Cafer Ustayı da öneririm. Sevgiler…

     
  • Günaydın canım..harika bir kaçamak olmuş.zaten böyle kaçamak olmasa gidilemiyor bir türlü böyle güzel yerlere.( çok böylelei bir cümle oldu:-) güzel vakit geçirmene sevindim.keyifli zamanalar diliyorum.sevgilerimle…

     
  • Canım inşallah ne kadar güzel ülkemiz senin adına çok sevindim öptüm…

     
  • Bayılırım kar tatiline içim gitti vallahi, ne güzel etmişsiniz gitmekle, sevgiler.

     
 

 

Add a comment

required

required

optional